11 Temmuz 2014

Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna


Çok ismini duyup ama bir türlü okuyamadığım bir kitaptı. Ama ismini o kadar çok duymuştum ki, sanki okumuşum ve biliyorum gibi geliyordu. İsmini her duyduğumda okumuşum gibi 'Evet ben bu kitabı biliyorum, okumdum.' diyeceğim geliyordu. Sonunda okuma imkanı buldum.

İlk satırlarından beni, bizi anlatan bir tarzı bulunuyor. Çok beğendiğimi söylemekle birlikte, çok üzücü, romandaki kişilerin karamsarlığını ve kara ruh halini bir anda kendinizde bulabilirsiniz. Bu daha çok hem hikayeyi anlatan kişinin hem de Raif Efendi’ye acıma duygusundan kaynaklanıyor olabilir.



Raif Efendi'nin hikayesi çok üzücü olmakla birlikte, çok sürükleyici ve kendisini okutturuyor. Bir insanın (Raif Efendi) içine kapanık olması ve bu derece karamsarlığı anlayışla karşılanabilecek bir şey. Ama romanın sonunda kendi kızı olduğunu öğrendiği bir çocuğu bir kere bile öpmemesi, başını okşamaması ve hatta ismini bile öğrenmemesine bir az kızdım ve kınadım doğrusu.

Raif, Türkiye’ye döndükten sonra Maria’nın mektubunda 'Sana geldiğimde çok güzel bir haber vereceğim.' demesinden, yıl başı gecesi yaşananları hatırladığım için artık bir çok şeyi anlamıştım. Hele Ankara’daki karşılaşma tahminimi güçlendirmişti. Ancak yine de hiç bir şey bilmeyen Raif’in olayı öğrenmesi ile ben de heyecanlandım ve içindeki ürpertiye engel olamadım.

En sonunda ise Raif Efendi'nin de huzuru bulması, içinde yabancı gibi yaşadığı bir dünyadan kurtulması üzüntüden çok sevinç veriyor.

Kürk Mantolu Madonna
Sabahattin Ali
Yapı Kredi Yayınları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder