27 Şubat 2016

John Keane - Medya ve Demokrasi

Demokratik bir toplum için medya özellikle seçilmiş yöneticiler ile yurttaşlar arasında sağlıklı bir iletişim için vazgeçilmezdir. Bu konu çok az kişi tarafından tartışma konusu yapılıyor. Ancak basın ile ilgili hep süregelen ve hiç bitmeyecek bir tartışma konusu medyanın kimin elinde olacağı, nasıl denetleneceği, ne kadar sansür ya da baskı uygulanacağıdır. Kısacası “basın özgürlüğü” kavramıdır.

John Keane, “Medya ve Demokrasi” kitabında “iletişim medyasının” başta yönetim ve pazar güçlerinden bağımsız olması gerektiğini ve halkı onlardan koruması gerektiğini savunuyor. Bunun için de medyanın ne devlet güdümünde ne de pazar güçlerinin çıkarlarına hizmet etmemesinin önemine vurgu yapıyor. Bunun için de “kamu hizmeti iletişim medyası” kavramını tartışıyor:

19 Şubat 2016

Zygmunt Bauman - Küreselleşme: Toplumsal Sonuçları

Küreselleşme özellikle son 20 yıldır çok duyduğumuz, herkesin çok bildiği ancak kimsenin tam olarak açıklayamadığı bir kavramdır. Küreselleşme kullanıldığı bir çok yerde “iyi” ve “olumlu” anlamlarda kullanılıyor. Aynı zamanda iletişim teknolojilerinin sağladığı bir hız ve hareketlilik ifade ediyor. Zygmunt Bauman da küreselleşme kavramını çeşitli yönleri ile ele alarak, globalleşme ile birlikte dünyada nelerin değiştiği üzerinde duruyor. Enformasyon akışı, birey, toplum, ulus devlet, sermaye ve emekçinin durumu küreselleşme ile nasıl değişmiştir sorularına cevaplar vermeye çalışıyor. Küreselleşmenin aslında çoğu zaman ifade edildiği gibi “iyilik meleği” olmadığı üzerinde duruyor.

1 Şubat 2016

George Orwell - Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

George Orwell’in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört romanını ikinci okuyuşum. Yaklaşık 6-7 yıl sonra okuduğumda aslında neden bazılarına göre zor ama aynı zamanda roman ötesi bir kitap olduğunu bir kere daha hatırlamış oldum.

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört bir distopya ya da karşı ütopya olarak nitelendiriliyor. Anlattığı düzen gerçekte yoktur. Ancak bu kurmaca distopya dünyada yaşananların bir çoğunu ya geçmişte görmüşüz ya da görmekteyiz. Belki bir kısmını da gelecekte göreceğiz.