15 Şubat 2017

Aiskhylos - Zincire Vurulmuş Prometheus

Antik Yunan oyun yazarı Aiskhylos’un (Eshilos) “Zincire Vurulmuş Prometheus” isimli tiyatro oyunu, Yunan mitolojisindeki tanrılar arasındaki bir olayı anlatıyor. Olayın özeti Prometheus’un en güçlü tanrı olan Zeus’a karşı gelmesi ve ağır bir ceza alacağını bilerek insanlara yardım etmesi şeklinde anlatılabilir. Diğer yandan ise özünde kaba güç ile bilinç ve bilginin mücadelesi var.

Kitabın girişinde çevirmenlerden Azra Erhat’ın eser üzerine yazdığı bir önsöz var. Önsözde Erhat, bu piyesi okurun nasıl okuması, anlaması ve yorumlaması gerektiği ile ilgili ayrıntılı bilgi veriyor. Eserin ne zaman yazıldığı ve asıl konusunun ne olduğunu ise Erhat şöyle özetliyor:

“Prometheus’un ne yıl oynandığı da bilinmez. Tragedyanın biçimini ve dilini inceleyen bilginler onun Persler’den sonra ve Orestia üçlüğünden önce, yani İÖ 472 ile 458 yılları arasında yazıldığını ileri sürerler. Bu oyunda yalnız tanrıların ve tanrısal kişilerin rol aldığına dikkati çekenler de vardır. Oysa Prometheus’un asıl konusu insan, oynanan dram da insanlığın dramıdır.” (s. v)

Erhat ayrıca önsözde Zeus’un kim olduğu, nasıl en güçlü tanrı olduğunu anlatırken, aslında Zeus’un da üçüncü nesil bir tanrı olduğunu öğreniyoruz. O bu mevkiye geçmek için kendi babası Kronos’u devirmiştir. Homeros’un İlyada’sını okuyanlar hatırlayacaklar, orada Zeus’tan sık sık Kronosoğlu diye bahsedilir. İkinci nesil tanrılar Titanlardan olan Kronos ise kendi babası Uranos’un erkekliğine son vererek onu devirmiştir.

Bu konuda daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler kitaba başvurabilir ancak burada önemli olan kısım ikinci bir devrimle “tahta çıkan” Zeus’un da üçüncü bir devrimle karşılaşacağıdır. Bunu bilgin olan Prometeus biliyor ve Zeus’u da bununla korkutuyor.

Piyesin özeti şöyle; Prometeus, Zeus’a karşı gelerek ateşi çalıyor ve insanlara veriyor. Buna kızan Zeus, Prometeus’u dünyanın en uzak yerindeki bir kayalığa demirlerle bağlıyor. Prometeus da ikinci nesil tanrılardan olan Titanların soyundan geldiği için o da ölümsüzdür. Bundan dolayı sonsuza kadar orada acı çekecek. Bu durumunu ise Prometeus şöyle özetliyor:

          “Benim acılarıma hiç katlanamazdın demek!
          Kader ölmeme de izin vermiyor
          Yalnız ölüm kurtarabilirdi beni,
          Oysa çektiğim işkencelerin sonu yok
          Zeus tahtından düşmedikçe.” (s. 31)

Prometeus insanları seviyor. Başına gelenler de bundan dolayıdır. Günümüzün tabiriyle desek Prometeus bir “insan hakları savunucusudur”. Zeus insanları ortadan kaldırarak yerine başka bir tür yaratmak ister. Ancak Prometeus’un onlara ateşi vermesi ile Zeus’un planı suya düşer. Çünkü artık güçlenecekler, gelişecekler ve Zeus’u tahtından indirme tehlikesi oluşturuyorlar.

Prometeus ise kayalıkta yaptığı konuşmada insanlara sadece ateşi vermediğini söylüyor. Onlara otlardan ilaç yapmayı, hayatta kalmayı, gelişmeleri için gerekli her şeyi öğretmiştir. Bir anlamda ateş sadece bir semboldür. Aslında Prometeus onlara gelişmelerine yardımcı olarak mecazi anlamda bir kıvılcım, bir ateş vermiştir. Ancak bunu yaparken de başına gelecekleri biliyor.

          “Kurtulacak mıyım bir gün?
          Ama neler söylüyorum, her şeyi önceden bilmiyor muydum?
          Hepsini biliyordum başıma geleceklerin.
          Payıma düşeni gönül ferahlığıyla taşımalıyım.” (s. 6)


Zeus ve Prometeus karşı durmasında Zeus kaba gücü, Prometeus ise aklı, bilgiyi temsil ediyor. Zeus’un babası Kronos kendi babasını kaba güç kullanarak devirmiştir. Ancak Zeus, Kronos’u bilginin gücüyle tahtından indirmiştir. Zeus’a Kronos’u ve Titanları devirmede Prometeus da akıl yolu ile yardım etmiştir. Prometeus piyesin bir yerinde Titanların nasıl güçlerinden dolayı böbürlendiklerini ve kendisinin de Zeus’tan yana olarak onları Tartaros’a kapattıklarını anlatıyor.

          “Gururlarına kapılıp uzlaşmayı küçümsediler,
          Gücün hakkından güçle geliriz sandılar.
          Oysa bana anam, Themis ya da Gaia,
          Türlü türlü adları olan anam
          Kaç kez öngörüşüyle söylemişti bana
          Nasıl kazanılır gelecek zamanlar,
          Güçle, zorla değil, akılla kazanılır demişti.
          Anlattım onlara bunu bütün nedenleriyle.
          Dinlemediler beni, yüzüme bakmadılar bile.
          Bu durumda yapabileceğim en akıllıca şey
          Anamı dinleyip Zeus’tan yana olmaktı.
          Ben Zeus’u tutunca, o da beni tuttu.
          Ve bugün eğer koca Kronos ve birleşikleri
          Tartaros’un derin karanlıklarına girmişse,
          Benim bunu gerçekleştiren akıl yoluyla.” (s. 10)

Ancak Zeus kendi iktidarını kurunca bütün bunları unutmuş ve o da akıl yolunu bırakarak gücüne güvenmeye başlamıştır. Disney’in çizgi filmlerinde “sevecen ve tonton ihtiyar” şeklinde resmedilen Zeus, bu oyunda Aiskhylos tarafından kaba güce başvuran bir despot olarak tasvir ediliyor. Diğer bütün tanrılar (çoğu onun oğlu ve kızıdır) ondan korkuyor ve çekiniyor. Kardeşi olan tanrılar da ondan güç olarak daha zayıflar.

Bilge ve kâhin olan Prometeus ise Zeus’un sonunun ne zaman kimin elinden geleceğini söylüyor. İo ile konuşmasında Zeus’la ilgili şu ifadeler geçiyor:

          İO
          Kim alabilir onun gücünü elinden?
          PROMETHEUS
          Kendi kendisi ve olmayacak istekleri.

Hermes de kendisini görmeye geldiğinde Prometeus benzer şeyleri söylüyor. Hermes ona tavsiyelerde bulunuyor. Başına gelen belayı hatırlatıyor. Ancak Prometeus yaptığından pişman değildir. Ayrıca Hermes gibi gücün, iktidarın kölesi olmaktansa, başına gelen belalar belasını tercih ettiğini söylüyor.

          “Sen tapın, yalvar, yaltaklan günün efendisine!
          Zeus hiç ama hiç umurumda değil benim.
          Elindeyken ne isterse yapsın, assın kessin:
          Uzun sürmeyecek çünkü göklerde saltanatı.” (s. 39)

Prometeus, piyesin sonuna doğru çok önemli bir noktaya değiniyor. Tanrılar bile olsa iktidarların hiçbir zaman ebedi olmadığını vurguluyor. Çünkü tanrı olup da kendi oğlu tarafından tahtan indirilen, devrilen iki tanrı görmüştür. Zeus ise üçüncüdür. Zeus’un da utançla kovulacağını söylüyor.

          “Siz yeniler yeni bir yönetim kurdunuz,
          Kalenize dertler giremez sanıyorsunuz;
          Ama ben iki kral gördüm
          O kaleden sürülmüş, kapı dışarı edilmiş,
          Üçüncüsü ki efendisidir bugünkü dünyanın
          Bu gözlerim görecek onun da
          En büyük utançla kovulduğunu.” (s. 40)

Aiskhylos
Zincire Vurulmuş Prometheus
Çev: Azra Erhat - Sabahattin Eyüboğlu
3. Basım
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İstanbul
2015
78 sayfa.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder