31 Aralık 2018

2018’de “Okuduğum Kitaplar” ve En Çok Okunan Yazılar


2018 yılını geride bıraktık. Sıra geldi 2018 yılında “Okuduğum Kitaplar”ın muhasebesini yapmaya. Okuduğum Kitaplar bloğu, 2018 yılında diğer yıllara göre birçok değişiklik yaşadı. En başta gelen ziyaretçilerin artmasında görülüyor. Önceki yıllarda bloğa erişim daha çok sosyal medya üzerinden sağlanıyordu. Bu yıl ise en çok erişim arama motorları üzerinden geldi. Yüzde 74 Organik Arama (Organic Search) ve onu da yüzde 12 ile sosyal medya üzerinden gelen ziyaretçiler takip ediyor.

Friedrich Nietzsche - Böyle Buyurdu Zerdüşt

Tablo: Caspar David Friedrich - Bulutların Üzerinde Yolculuk

“Ve bir dost kötülük ederse sana, şunu söyle ona: "Bağışlıyorum seni bana yaptığından ötürü, ancak bizzat kendine yaptığını - nasıl bağışlarım bunu?" (s. 112)

İşte böyle buyurmuş Zerdüşt, kötülük eden dost hakkında. Bu cümlenin içinde hem bir bağışlama hem de bir bağışlamama gizlidir. Her ikisi öyle ince ve ustalıkla yapılmıştır ki bu söz karşısında kötülük eden dostun söyleyecek bir sözü kalmaması lazım.

Friedrich Nietzsche, Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci, “Böyle Buyurdu Zerdüşt” kitabında birden farklı konuya değiniyor, görüşlerini de Zerdüşt’ün dilinden okura aktarıyor.

29 Aralık 2018

En iyi polisiye yazarları ve kitapları (40 yazar ve roman listesi) - 2


Polisiye kitaplar, hikâye/öykü ve romanlar türü kendi içinde farklı alt türlere ayrılıyor. Türkçe’de polisiye olarak geçen bu edebiyat türü İngilizce “mystery” olarak adlandırılıyor. Genelde bu tür romanlarda her zaman işlenen bir suç (crime) vardır. Bu cinayetin araştırılma ve anlatma tarzına göre de alt türlere ayrılır.

En başta alt türler olarak gizem (mystery), gerilim (thriller, suspense) vardır. Ayrıca cinayetleri özel detektifin araştırdığı “cozy” ya da geleneksel diye ifade edilen ve ortada pek şiddetin olmadığı polisiye türler var. Geleneksel türden farklı olarak içinde şiddet unsuru ile birlikte çok daha fazla öğenin olduğu polisiye türü ise sert (hard-boiled) polisiye olarak da ifade ediliyor. Polis prosedürü ve casusluk türleri de polisiyenin bir alt türü olarak bulunuyor.

27 Aralık 2018

Suzanne Collins - Alaycı Kuş (Açlık Oyunları Üçlemesi - 3. Kitap)


“Alaycı Kuş”, Suzanne Collins’in Açlık Oyunları serisinin üçüncü ve son kitabıdır. Romanın 17 yaşındaki ana karakteri Katniss Everdeen, artık zalim yönetime karşı ayaklanan halkın simgesi ve umudu haline gelmiştir. Açlık Oyunları’nda “alaycı kuş” simgesi ile özdeşleşen Katniss, şimdi de bu imajı ile isyana destek vermektedir.

Katniss, henüz 17 yaşında olmasına rağmen çok şey yaşamış, iki kere ölüm arenasından sağ kurtulmuş bir kızdır. Bütün yaşadıkları ondan iyileşmesi zor yaralar açmıştır. Ancak buna rağmen onu arenadan kurtaran isyancılar ve isyana önderlik eden 13. Mıntıka’nın ondan beklentileri vardır.

22 Aralık 2018

Suzanne Collins - Ateşi Yakalamak (Açlık Oyunları Üçlemesi - 2. Kitap)



Suzanne Collins’in distopya türü Açlık Oyunları serisinin ikinci kitabı “Ateşi Yakalamak” başlığını taşıyor. Çünkü ilk kitapta yazar okura kurmaca distopya dünyasını tanıtıyor, diktatöryel bir merkezi yönetimin baskısı altında açlık ve sefalet içinde yaşayan insanların her sene nasıl genç yaşta çocuklarını birilerinin eğlencesi için ölümüne bir yarışa gönderdiklerini anlatıyor. Bu kitap ise ana karakter Katniss’in katıldığı oyunlarda kıvılcımı çakması ile ateşin nasıl bölgelere yayıldığını ve isyan bayrağının çekildiğini konu ediniyor.

13 Aralık 2018

Edgar Allan Poe - Yazının Felsefesi: İyi Yazarlar Neden İyi Yazarlar?


‘Yazının Felsefesi’, Amerikalı yazar Edgar Allan Poe tarafından 1846’da yazılan, ‘iyi yazarların nasıl iyi yazdıkları’ teorisi ile ilgili izahat veren bir denemedir. İyi yazmada, uzunluk, etki bütünlüğü ve mantıksal yöntemin önemli faktörler olduğu sonucuna varan Poe, sanat felsefesinin temelini oluşturan bu üç ana faktöre örnek olarak kendi şiiri ‘Kuzgun’un düzenlemesini sunar. ‘Kuzgun’un yaratımındaki mantıksal ilerleyişi, “şiir, popüler ve eleştirel zevke uygun olmalıdır” düşüncesine dayandırır. (Önsöz'den)

11 Aralık 2018

Suzanne Collins - Açlık Oyunları (Açlık Oyunları Üçlemesi - 1. Kitap)


Suzanne Collins’in Açlık Oyunları Üçlemesi, gelecekte kıyamet sonrası (post-apocalyptic) bir Kuzey Amerika’da kurulan distopya bir ülkeyi anlatıyor. Üçlemenin ilk kitabı 2008 yılında yayımlanmış ve hızla popüler olurken, ilk kitabın film uyarlaması da 2012 yılında çıkmıştı.

Kitap ve filmi çok popüler olunca ismini çok duymuş ve toplam dört filmden birkaçına birkaç defa televizyonda denk gelmiştim. Ancak hiçbir zaman tamamını izleme fırsatı bulamamış ve Collins’in bu distopya dünyasını tam olarak anlayamamıştım. Tabii bir de bu kadar popüler olunca biraz da kendim uzak durmuş ve kitapları da okumamıştım.

3 Aralık 2018

Franz Kafka’nın Dönüşüm’ü ve Vladimir Nabokov’un “Dönüşüm” Dersi


İthaki Yayınları’dan çıkan bu kitapta iki “Dönüşüm” var. Birincisi Franz Kafka’nın bildiğimiz ünlü öyküsü Dönüşüm, ikincisi ise yine ünlü Rus asıllı Amerikan yazar Vladimir Nabokov’un Dönüşüm üzerine verdiği ders.

Kafka, 20. yüzyılın en çok konuşulan, yorumlanan ve anlaşılmaya çalışılan yazarlarından biridir. Dava, Şato romanlarından sonra Kafka’nın en çok okunan eserlerinden biri de Dönüşüm’dür. Nabokov, kendisine göre 20. yüzyılın en iyi romanlarını sıralarken, en başta Dönüşüm’ün adını söylüyor. Bu da Nabokov’un bu öyküyü edebi açıdan ne kadar değerli bulduğunu gösteriyor.

Tahir Alangu - Kediler Padişahı


Tahir Alangu, Türk masallarından seçtiği yedi masala yer vermiş bu kitapta. Kitaptaki masallarda biri de “Kediler Padişahı”dır.

Kitaptaki ilk masalı çocukluğumdan bu yana bilirim. Çünkü hem Azerbaycan masallarında çok benzer bir versiyonu var hem de Azerbaycan’da 1974 yılında çizgi filmi yapılmıştı. Kitapta “Bürümcekli Kadınla Sülün Bey” diye verilen ilk masal Azerbaycan edebiyatında Abdulla Şaiq tarafından “Tıq-tıq xanım” adıyla (çizgi filminin adı ise “Pıspısa xanım və Siçan bəy”, 1974) yazılmıştır.

1 Aralık 2018

Edgar Allan Poe - Dedektif Auguste Dupin Öyküleri

Marie Rogêt’nin Gizemi öyküsünün ilk baskısından bir illüstrasyon.

Amerikalı yazar Edgar Allan Poe, ilk modern polisiye öyküsü yazarı olarak kabul ediliyor. Dedektif Auguste Dupin de onun bu polisiye öykülerinin ana karakteridir. Bu karakter aynı zamanda daha sonraları Sherlock Holmes ve Hercule Poirot gibi karakterlerin doğmasına ilham olacaktır.

“Dedektif Auguste Dupin Öyküleri” başlıklı bu kitapta üç öykü bulunuyor. Üç öykünün de ana karakteri Dedektif Auguste Dupin’dir. Dupin’in çözdüğü olayları ise ismini bilmediğimiz ve onunla birlikte yaşayan arkadaşı/anlatıcı bize aktarıyor.

24 Kasım 2018

Edebi Teknikler ve 72 Yaratıcı Yazarlık Deneyi

Fotoğraf: Agatha Christie daktilo başında.

“Edebi Teknikler ve 72 Yaratıcı Yazarlık Deneyi” başlıklı bu kitaba başlarkenki beklentim ile bitirdiğimdeki beklentimi karşılama oranı arasında büyük bir uçurum var. Ancak yine de belli başlı terimleri açıklaması açısından faydalı oldu.

Kitap edebi öğeler ve edebi teknikler ile ilgili terimler ve tanımlarını kısaca vererek başlıyor.

Banana Yoshimoto - Mutfak


Japon yazar Banana Yoshimoto’nun bu kitabında “Mutfak” başlıklı roman ve bir de “Ay Işığı Gölgesi” isimli uzun bir öykü yer alıyor. Her ikisi de konusu itibariyle benzerlikler taşıyor ve aşk, sevdiğini kaybetme ve bunun üzüntüsü konularını işliyor. Tabii bir de mutfak ve onun çağdaş yaşamdaki yeri üzerine.

“Mutfak” romanı, gerçek ismi Mahoko Yoshimoto olan yazarın ilk eseridir ve yayımlandığı 1988 yılından bu yana büyük beğeni almıştır. Ayrıca bu eser modern Japon edebiyatının bir örneği olarak kabul ediliyor.

22 Kasım 2018

John Berger – Görme Biçimleri


Kitabın kapağında her ne kadar sadece John Berger’in ismi olsa da içerisinde bu kitabın John Berger, Sven Blomberg, Chris Fox, Michael Dibb ve Richard Hollis tarafından hazırlandığı yazıyor. Kitap da BBC’de yapılan bir programdan en önemli yerler seçilerek hazırlanmıştır.

Kitap, adı üstünde özellikle sanatsal imgelere farklı bir bakış açısı, görme biçimi sunuyor. Daha doğrusu bu imgelerin her birinin farklı görme biçimleri olduğunu söylüyor.

“Bir imge, yeniden yaratılmış ya da yeniden üretilmiş görünümdür. İmge ilk kez ortaya çıktığı yerden ve zamandan —birkaç dakika ya da birkaç yüzyıl için— kopmuş ve saklanmış bir görünüm ya da görünümler düzenidir. Her imgede bir görme biçimi yatar.” (s. 9)

16 Kasım 2018

Jean-Philippe Toussaint - Banyo


Belçikalı yazar Jean-Philippe Toussaint’un 1985 yılında yayımlanan Banyo isimli romanı, yazarın ilk eseridir. İlk olması dolayısı ile de roman ve yazarın tarzı, eleştiri çevreleri tarafından kabul görmüştü.

Kitabın ana karakteri bir gün bir karar alır ve öğleden sonralarını banyoda ve küvette yatarak geçirmeye başlar. Çok normal sayılan bir davranış değildir ama ona pek dokunan olmaz. Ancak bu davranışının bir sebebi olmalıdır. Ana karakter, bu değişimden sonra evde ve çevresinde yaşananları, günlük işleri, yine günlük bir dille anlatır.

10 Kasım 2018

Neval El Seddavi - Sıfır Noktasındaki Kadın


Mısırlı feminist yazar ve doktor Neval El Seddavi, “Sıfır Noktasındaki Kadın” başlıklı romanında idam cezasına mahkum edilen Firdevs isimli Mısırlı bir fahişenin öyküsünü anlatıyor. Mısır toplumunda ve genelde de Arap kültüründe kadına, kız çocuklarına olan yaklaşımı gösteriyor bu romanında.

Bu kitabı uzun süre okumak istedim ama okuyamadım. En başta kapak tasarımını çok korkunç ve ürkütücü buluyordum. Ama okumaya başladıktan sonra, anlattıklarının yanında kapağının o kadar da korkunç olmadığını gördüm. Çünkü anlatılanlar çok daha vahim ve korkunç olaylardır. Kâbus gibi olmasının bir nedeni de gerçek olması ve gerçek bir olayı anlatmasıdır.

7 Kasım 2018

Muzaffer İzgü - Zıkkımın Kökü

Kitaptan uyarlanan aynı isimli filmden bir kare.

Muzaffer İzgü, Zıkkımın Kökü başlıklı eserinde Adana’da geçen çocukluğunu ve yaşam öyküsünü anlatıyor. Mizahi bir dille yazılan ancak buna rağmen Anadolu insanının yoksulluk ve yaşadığı zor koşulları anlatan bir romandır.

Ben bir kitap okurken hiç bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Ama önemli olan bu değil. Önemli olan, yazarın fakirliğin ve yoksulluğun ağlanacak haline okuru güldürmesini bilmesidir. Ana karakter Muzo’nun anlattıkları ve ailesinin durumu aslında içler acısı bir durum. Ama yazar bu fakirlik içindeki bazı olayları öyle bir dille anlatıyor ki okur gülmekten kendini tutamaz. Bir yandan düşündürüyor, bir yandan acıma duygusu var ama bunun üstüne de bu anlatılanlara oturup ağlamak yerine gülüyorsun.

3 Kasım 2018

Murat Belge - Militarist Modernleşme (4. Kısım: Türkiye ve Yunanistan)


Ordu her zaman her devlet için önemli olmuştur. Ancak başta Osmanlının son yılları ve cumhuriyet döneminde ordunun önemi Türkiye’de diğer ülkeler ve zamanlara göre kat kat artmıştır. Bunun sebebi Osmanlının son yıllarındaki art arda gelen yenilgiler, toprak kaybı ve sürekli eski fütuhat dönemlerini arama var. Kötü gidişatı durdurmak için en başta orduyu yeniden güçlü yapmak gerekiyordu. İmkanlar da zaten kısıtlıydı. Bundan dolayı en büyük yatırım orduya, askeri okullara ve özellikle de subayların eğitilmesine ayrılmak zorundaydı. İşte bu başlangıç ile Türkiye’de modernleşme ve usul devlet kurulmasına hep ordudan başlanmış, ordu hep öncü güç olmuştur.

19 Ekim 2018

Carlo Collodi - Pinokyo


İtalyan yazar Carlo Collodi’nin “Pinokyo” başlıklı eseri, 1883 yılında yayımlanan ve bir çocuk kitabı olmasına rağmen klasikler arasında yer alan bir romandır. Zaten Pinokyo’yu bilmeyen yoktur. Tahtadan yapılmış bir kukladır ve yalan söylediğinde burnu uzar. Ancak hepsi bu kadar değil. Kitap çok daha fazlasını içeriyor.

Kitapta Pinokyo’nun maceraları toplam 36 bölümde anlatılıyor. Ancak “Pinokyo” bölüm bölüm dönemin bir çocuk gazetesinde yayımlanmıştı. Çok beğenilince de bölümler birbiri ardına gelir. Kitabın sonuna Maria Bartolozzi Guaspari’nin Collodi ve Pinokyo üzerine bir yazısı eklenmiş. Guaspari, 15. Bölümde Pinokyo’nun asılması ile Collodi’nin eseri sonlandırmaya çalıştığını anlatıyor. Ancak bilinmez ya gazetenin yönetimi ya da okurlardan gelen tepki üzerine yazmaya devam eder ve toplam 36 bölüme ulaşır.

16 Ekim 2018

Paulo Coelho - Casus


Brezilyalı yazar Paulo Coelho, “Casus” isimli romanında 1917 yılında Fransa’da casusluk suçlamasıyla idam edilen Mata Hari’nin hikâyesini gerçeğe sadık kalarak aktarmaya çalışıyor. Romanı da Mata Hari ile avukatı arasında geçen mektuplaşmalara dayanarak kurguluyor.

Roman, Mata Hari’nin idam edildiği gün ile başlıyor. Yetkililer onu hapishaneden alarak, idam edileceği yere getirir. Gözünü bağlayacakken, istemediğini söylüyor. Ölüm mangası önündeki dik duruşu dikkat çekiyor ve kurşuna diziliyor.

14 Ekim 2018

Agatha Christie - Örümcek Ağı


Agatha Christie için “Queen of Crime (Polisiye Edebiyatı Kraliçesi)” ifadesi kullanılıyor. Bunu zaten biliyor ve yazarın Poirot karakterini çocukluğumdan beri çok beğeniyorum. Buna rağmen bu kitabı okuyup olaylar karşısında şaşırdıkça ve yer yer gülüp hikâyedeki işlerin iyice karışması karşısında Agatha Christie’ye olan hayranlığımın bir daha boşuna olmadığını kendi kendime söyleyip durdum.

Kitabı (192 sayfa) öğle elime almama rağmen akşama bitmişti. Hem elinizde bırakamıyorsunuz hem akıcı hem de üzülerek söyleyeyim çok çabuk bitiyor.

12 Ekim 2018

Philip Roth - Sokaktaki Adam


Philip Roth, “Sokaktaki Adam” başlıklı romanının özgün adı “Everyman”dir. Yani roman sokaktaki belirli bir adamdan çok, sokaktaki herhangi birini, daha doğrusu sıradan bir insanı kastediyor. Romanın konusu da bu sıradan bir insanın, her bir insanın yaşlılık, hastalık ve ölüm karşısındaki çaresizliğini anlatıyor.

Kitap, ana karakterin ölümü ile başlıyor. Ancak roman boyunca, yaşamında da ölüme ne kadar yakın yaşadığını öğreniyoruz. Hatta o kadar ki geçirdiği ameliyatların, kalbine yapılan müdahale ve takılan stentlerin sayısını bile tutmak okur için artık zor oluyor. Çocukluğundan bu yana çok fazla ameliyat geçirmiş, hepsinde de ölümü kıl payı atlatmıştır.

11 Ekim 2018

Stefan Zweig - Korku


Daha çok uzun öyküleri ile tanıdığım Stefan Zweig, bu kitabında her insanın iyi bildiği bir duyguyu işliyor: “Korku”. Zaten kitap da ismini ana karakter Irene’in yaşadığı korkulardan alıyor. Zweig, korku kavramını derinlemesine ele alıyor.

Korkunun çok fazla çeşidi vardır ve her insan, mutlaka bu veya şu şekilde bu duyguyu yaşamıştır. Zweig ise bu kitapta bir kadının gizli ilişkisinin ortaya çıkacağı endişesiyle yaşadığı korkuyu ele alıyor. Çünkü ortaya çıkarsa kaybedeceği çok şey vardır.

9 Ekim 2018

Samed Behrengi - Küçük Kara Balık


Samed Behrengi’nin “Küçük Kara Balık” başlıklı hikâyesi, başta çocuklara ve genelde de bütün insanlara, bulundukları şartları kendi çabaları ile değiştirme konusunda ilham olacak bir eserdir.

Bu kitabı çok görmeme rağmen, yazarı ve eserleri ile ilgili hiçbir bilgim yoktu. Ancak yazarın yaşam öyküsü, çok genç yaşta (28 yaşında) ölmesi ve diğer ayrıntılar çok ilgimi çekti. Behrengi İran’ın Tebriz şehrinde doğmuştur. Yani Güney Azerbaycan’da ve bir Azerbaycanlı ailesinde. Öğretmenlik yapan Behrengi, bir yandan da Azerbaycan folkloru ve masallarını sözlü edebiyat olarak toplayıp bunları yayımlatmak ister. Ancak İran’da Farsça dışında yayıma izin verilmediği için bunları Farsçaya çevirerek yayımlatmak zorunda kalır.

8 Ekim 2018

Richard Matheson - Ben, Efsane!


Amerikalı yazar Richard Matheson’un vampirler konulu ve bilim kurgu, korku/gerilim türü kitabı insanın ve genel anlamda da insanlığın yabancılaşmasını anlatıyor. Bir insan kendisine, insanlığa tamamen yabancılaşırsa artık insanlıktan çıkar, yeni bir tür olur. Bu kitapta da bu yeni türe vampir ismini veriyor yazar.

"Robert Neville," dedi, "eski ırkın son üyesi." (s. 238) Bu cümleyi romanın ana karakteri Robert Neville’e, yeni bir tür olarak ortaya çıkan ve kendi toplumlarını en baştan kurmaya çalışan bir vampir kadın söylüyor. Bunu söylerken de kendi toplumlarının en baştan işe başladığı için ilkel olduklarını da kabul ediyor.

5 Ekim 2018

Frank Herbert - Dune Mesihi (Dune Serisi - 2. Kitap)

"İnansınlar diye eğitilirler, bilsinler diye değil. İnanç yönlendirilebilir. Yalnızca bilgi tehlikelidir."

Dune Mesihi, Frank Herbrt’in Dune serisinin ikinci kitabıdır. Kitaba başlamadan önce en çok merak ettiğim konu, birinci kitabın ana karakteri Paul Muad’Dib’in bu kitapta olup olmamasıydı. Yazarın daha ileriki bir tarihte farklı bir karakter üzerinden hikâyeye devam edeceği endişesini taşıyordum. Ama öyle olmadı ve bu kitapta da Paul Muad’Dib’i görüyoruz.

Paul Muad’Dib, başından geçen onca şeye rağmen şimdi bir imparator olmuştur. İlk kitapta bunun nasıl gerçekleştiğini görmüştük. Babası Leto Atreides, imparatordan aldığı emir üzerine Dune gezegenine yerleşir ve buranın yöneticisi olur. Ancak bu bir tuzaktı ve yine arkasında İmparator Padişah Şaddam’ın olduğu bir komplo ve saldırı sonucu Dük Leto öldürülür, Paul da annesi ile birlikte kendisini çölde bulur. Çölün yerlileri arasına karışır, onlardan biri olur ve onlara liderlik ederek imparator olur.

1 Ekim 2018

Rudyard Kipling - Orman Kitabı

“Orman Kitabı”nı bilmeyen yoktur her halde. Birçok defa çizgi filmi ve filmi yapılmıştır. Öyle ya da böyle Mowgli’nin hikâyesini duymuşsunuzdur. Ben de en sevdiğim yazarlardan biri olan Jorge Luis Borges’in övgüyle bahsettiği Rudyard Kipling’in “Orman Kitabı”nı okumaya karar verdiğimde sadece Mowgli’nin hikâyesini okuyacağımı zannediyordum. Ancak öyle olmadı. Kitapta ormanda kurtlar, ayı ve siyah bir panter tarafından büyütülen bu orman çocuğunun hikâyesi ile birlikte birbirinden güzel başka öyküler ve şiirler de var. Hepsinin ortak noktası ise hayvanlarla ilgili olmasıdır.

Kipling her hikâyeden sonra oradaki karakterle ilgili bir şiir koymuş kitaba. Tabii ilk üç hikâyede Mowgli’yi görüyoruz. Kaplan Shere Khan’a yem olmaktan kurtulan, kurtların sahip çıkıp büyüttüğü, ayı Baloo ve siyah panter Bagheera’ın eğittiği Mowgli’nin büyümesi, ormandaki yaşamı, insanlara karışması ve Shere Khan’dan intikam alması. Aslında hikâyeyi bilmeme rağmen kitaptaki bütün ayrıntılar ile keyifli bir okuma oldu.

15 Eylül 2018

En popüler ve en çok okunan fantastik kitaplar (20 roman/seri listesi)


Fantastik edebiyatla ilk tanışmam 2000’li yıllara denk geliyor. Hem Tolkien hem de Rowling’in kitaplarının çok satıldığı ve popülerleştiği yıllardı. Zaten bir yandan çok satması filminin de yapılması, çok haberlere çıkmasına, tekrardan daha çok ilgi görmesine sebep oluyordu. Zaten Hem Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi hem de Rowling’in Harry Potter serisinin ilk filmi 2001 yılında beyaz perdede izleyici ile buluşur.

Tabii bu tarihten sonra bir süre sıkı bir fantastik edebiyat okuru oldum. Rowling ve Tolkien dışında Terry Brooks’un Shannara serisi, David Eddings, R. A. Salvatore’un serileri ve kara elf Drizzt Do'Urden karakteri, Michael Moorcock'un Elric Destanı şuan aklıma gelenlerdir.

8 Eylül 2018

Murat Belge - Militarist Modernleşme (3. Kısım: Japonya ve Hindistan)

Murat Belge, “Militarist Modernleşme” kitabında militarizmi üç örnek üzerinden ele alıyor. Bunlardan ilki Almanya örneğiydi. İkinci ülke ise Japonya’dır. Japonya hem kültürü hem konumu hem de tarihi itibariyle birçok yönden farklılıkların ülkesidir. Mesela burada ölmek, öldürmek hayatın içinde olan kavramlardır. Toplum sanki bunun üzerine inşa edilmiştir. Azıcık bir şeyler de yanlış gitsin hemen de oturup seppuku (bıçakla karnını yararak yaşamına son vermek) yapmayı şeref sayan bir kültürleri var. Zaten Belge de bütün bunlardan çeşitli örnekler vererek Japonya militarizmini ele alıyor.

Tabii, toplumun kültürün militaristleşmesinde Japonya’da samurailer önemli rol oynamıştır. Samurai belli bir dönem sonra kalsa da zihniyeti ta İkinci Dünya Savaşına kadar Japonya’yı terk etmeyecektir. Japonya’yı anlattıktan sonra yazar Hindistan’ı anlatıyor. Hindistan’da ise yine kendine has bir yapısı, tarihi ve kültürü var. Burada da belirli düzeyde milliyetçilik görülse de Japonya’nın aksine militarist bir düzen hiç olmadı. En ilginç bir nokta bağımsızlıktan sonra Hindistan’da hiç askeri darbe görülmezken, aynı toplumdan bölünerek Pakistan olan devlette bu tür darbeler hiç eksik olmamıştır.

31 Ağustos 2018

En iyi polisiye yazarları ve kitapları (40 yazar ve roman listesi) - 1


Polisiye edebiyat deyince aklıma ilk gelen şey çocukken izlediğim Hercule Poirot dizisi ve tabii bu çok sevdiğim özel detektif karakterinin yazarı Agatha Christie geliyor. Bir cinayet işlenir ve Scotland Yard bile çözemezken, “gri hücreleri” kullanan Poirot (Puaro olarak okunuyor), hiç kimsenin anlam veremediği sorular sorar, kimsenin dikkat etmediği ayrıntıları dikkatle inceler, kişiler, motifleri, saatler ve bütün diğer ayrıntıları gözden geçirdikten sonra olayı çözer. Katilin de aralarında olduğu bir grubu toplayarak, suçlunun kim olduğunu ve bütün diğer ayrıntıları bir bir ortaya koyar.

24 Ağustos 2018

Murat Belge - Militarist Modernleşme (2. Kısım: Almanya ve İtalya)

Murat Belge’nin militarizm ve militarizm yolunu seçerek usul devlet kuran ülkeleri (Almanya, Japonya ve Türkiye örnekleri üzerinden) incelediği bu kitabını dört kısma bölerek incelemeye başlamıştım. İlk yazıda, kitapta üzerinde durulan kavramlar, ilk usul devletler, onların gelişimi, İngiltere, ABD ve Fransa’nın tarihindeki modernleşme yolundaki önemli olaylara değinmesine yer verilmişti.

Kitabın sekiz yüz sayfa olmasından dolayı bölerek incelediğim bu ikinci yazıda ise Murat Belge’nin Almanya ve İtalya örneklerini ele almasına değineceğim. Belge her iki ülkeyi anlatırken tarihleri ve önemli olaylara değinerek başlıyor.

11 Ağustos 2018

Frank Herbert - Dune: Çöl Gezegeni (Dune Serisi - 1. Kitap)

Bazı kitaplar vardır, okuyunca insanı o kadar çok etkiliyor ki “Ben bunu bu zamana kadar niye okumadım.” dedirtiyor. Son zamanlarda okuduğum iki kitap bana bunu dedirtti. Birincisi Ursula K. Le Guin’in Yerdeniz Üçlemesi, ikincisi de Frank Herbert’in Dune serisinin birinci kitabı olan Dune (Sarmal Yayınevi, kitabı Türkçe “Dune: Çöl Gezegeni” diye basmıştı).

Dune’u okurken hep iki yönü dikkatimi çekti. Birinci yönüyle bir bilim kurgu romanı, uzayda geçen bir dizi olaylar, imparatorluk, büyük aileler arasındaki güç ve iktidar savaşları var. Buna ek olarak bu iktidar savaşlarında babasını, ailesini, genç yaşta her şeyini kaybeden Paul isimli birinin, tam öldü sanılırken büyük bir bölümü çöl olan Arrakis (Dune) gezegeninde neredeyse küllerinden yeniden doğarak zafere doğru giden yolculuğunu anlatıyor.

27 Temmuz 2018

Murat Belge - Militarist Modernleşme (1. Kısım: İlk Ulus Devletler ve Militarizm)

Murat Belge, “Militarist Modernleşme” başlıklı kitabında modernleşme olgusunun militarizmin eliyle gerçekleşmesini ele alıyor. Bunu yaparken de üç örnek seçmiş: Almanya, Japonya ve Türkiye. Bunları da benzer ülkeleri ile kıyaslıyor. Mesela Türkiye’nin karşısına Yunanistan’ı koyarak konuyu ele alıyor.

Belge, kitabın girişinde “okunmamak için yazılan kitap” ifadesini kullanıyor. Buna sebep olarak da kitabın kalın (“tuğla” gibi) olmasını gösteriyor. Tabii bu kitabın okunmaması için bir sebep değildir. Ama kalın olmasının sebebi, Murat Belge’nin asıl konuya gelmeden önce konuyla ilgili yaklaşık 200 sayfalık bir temel atmasıdır.

Konunun temellerinin oluşturan bu sayfalarda militarizm yoluyla modernleşmeyi seçen ya da bundan başka seçeneği olmayan ülkeleri ele almadan önce sivil yolla modern ve ulus devlet yapısına kavuşan ve bu alanda çığır açan üç ülke diyebileceğimiz devletleri seçerek onların gelişimi, nasıl bu duruma geldikleri ve kısaca da tarihlerine odaklanıyor. Hangileridir bu ülkeler: Britanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa. Bu üç ülkeyi ele aldıktan sonra milliyetçilik, askerlik ve militarizm kavramlarını ele alıyor.

18 Temmuz 2018

Stephen King - Silahşör (Kara Kule - 1. Kitap)

Stephen King’in “Silahşör” başlıklı romanı sekiz kitaptan oluşan Kara Kule serisinin birinci kitabıdır. Türü fantastik, western, bilim kurgu ve korku/gerilim olan bu kitapta, silahşörlerin sonuncusu olan Roland, esrarengiz Kara Kule’yi arıyor.

İlk defa bir Stephen King kitabını okuyorum ve tarzını da ilk defa bu kitaptan görmüş oldum. Kitapta fantastik bir dünya var. Ancak bu tek bir dünya değil. Birbiri ile paralel dünyalar ve zamanlar mevcut. İlk kitapta Kara Kule serisinde anlatılan dünyanın nasıl bir yer olduğunu tam olarak anlayamasak da bir değişimin yaşandığı ve kötüye doğru bir gidişin olduğunu görüyoruz. Bir tür kıyamet sonrası bir dünya.

17 Temmuz 2018

İbrahim Yusuf Pala - Kaybolan Düşler Senfonisi

İbrahim Yusuf Pala’nın “Kaybolan Düşler Senfonisi” kitabını birkaç kelimeyle özetle denilseydi, “Bir yalnızlık hikâyesi” derdim. Ana karakter Bay Şair de bu yalnızlığı iliklerine kadar yaşıyor. O kadar ki bu yalnızlığından kurtulmak için hayali arkadaşlar üretiyor, hayali kişilere âşık oluyor. Bazen de utanarak, gururunu da ayaklar altına alarak ve ağlayarak “Sevilmek” için yalvarıyor.

Kaybolan Düşler Senfonisi, bir şairin, bir yazarın hikâyesini anlatıyor. Ancak bu sadece olağan ve durağan yaşamı olan bir şair değildir. Her ne kadar kabul etmese de şizofrendir. Bir yandan yalnızlık içinde geçen hayat, diğer yandan ise polisiye tadında ve cinayet ile ölümlerin olduğu hikâyeler vardır bu kitapta. Buna ek olarak eşcinsel erkekler, lezbiyen kadınlar, bol bol sevişme ve erotik sahne ile argolu konuşmalar da yeraltı edebiyatı romanı olarak da tanımlanabilir.

14 Temmuz 2018

En iyi bilim kurgu kitapları (25 bilim kurgu roman / seri listesi)


Dr. Javanshir Gadimov

Bilim kurgu en çok sevdiğim edebiyat türlerinden biridir. Okura henüz olmayanı, belki ancak gelecekte olabilecek şeylerin hayalini kurdurur, bilim için ise bir hedef gösterir. Bilim kurgu kitaplarında okuduğumuz bazı şeylerin yıllar sonra bilim alanında gerçek olduklarını görüyoruz.

“En iyi bilim kurgu kitapları” başlığı ile hazırladığım listede bu alanda yazılmış en iyi romanları ve kitap serilerini toplamaya çalıştım. Bu liste aynı zamanda hem benim için hem de bilim kurgu severler için “bu kitap da bitti, şimdi ne okuyayım” soruna verilen bir cevaptır aynı zamanda.

11 Temmuz 2018

Ursula K. Le Guin - En Uzak Sahil (Yerdeniz Serisi - 3. Kitap)

Ursula K. Le Guin’in fantastik roman serisi Yerdeniz’in üçüncü kitabıdır “En Uzak Sahil”. Üçüncü kitapta yazar ana karakter Ged’in başka ve belki de son, en zor macerasını ve yolculuğunu anlatıyor. Tabii başlangıçta üçleme olarak yazdığı bu seriye Le Guin daha sonra biri hikâyelerden oluşan üç kitap daha eklemiştir.

Ursula K. Le Guin, bu kitapla ilgili, "En Uzak Sahil ölüm hakkında. Onun diğerlerinden daha zayıf kurgulu, daha tutarsız ve eksik olması da bu yüzden. İlk iki kitap yaşadığım ve aldattığım şeyler hakkındaydı. En Uzak Sahilde konu edilen şeyi ise yaşayıp aldatamazsınız.” diyor.

Ancak yazarın alçak gönüllü olarak “daha zayıf kurgulu, daha tutarsız ve eksik” demesine katılamayacağım. Çünkü bu kitap diğerlerine kıyasla bana göre çok daha gerçekçi, anlamlı ve çok önemli bir konuyu işliyor: Yaşam ve ölüm. Yazar kitabın konusunun “ölüm” olduğunu söylese de ölüm ile yaşam birbirine bağlıdır. Biri olmadan diğeri olamaz. Ondan dolayı ikisini birlikte söylemek gerekiyor.

8 Temmuz 2018

Ursula K. Le Guin - Atuan Mezarları (Yerdeniz Serisi - 2. Kitap)

“Atuan Mezarları”, Amerikalı yazar Ursula K. Le Guin’in Yerdeniz Serisi’nin ikinci kitabıdır. Birinci kitapla bağlantılı, ancak Yerdeniz’in farklı bir bölgesinde geçiyor olaylar. Le Guin, yine fantastik edebiyatın en iyi yapıtlarından biri olan serinin bu kitabında fantastik öğeler ile korku/gerilim öğelerini mükemmel bir uyum içinde okura sunuyor.

Yerdeniz’in birinci kitabı Yerdeniz Büyücüsü’nde büyü gücü olan bir çocuğun, çocukluktan gençliğe kadar geçen yaşamına tanıklık ediyoruz. Yazar, ilk kitabın konusunun “büyümek” olduğunu söylüyordu. İkinci kitabın konularını ise “doğum, yeniden doğum, yıkım ve özgürlük” şeklinde sıralıyor.

7 Temmuz 2018

Ursula K. Le Guin - Yerdeniz Büyücüsü (Yerdeniz Serisi - 1. Kitap)

Amerikalı yazar Ursula K. Le Guin, fantastik edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. Onun “Yerdeniz Büyücüsü” kitabı ile başlayan Yerdeniz Serisi de fantastik edebiyatı yapı taşlarından biri olarak ün kazanmıştır. Başlangıçta Yerdeniz Üçlemesi şeklinde yazılan bu eser, daha sonra eklenen kitaplarla birlikte altı kitaba çıkmıştır.

Le Guin, burada Çevik Atmaca olarak çağrılan ama asıl adı Ged olan, büyü gücüne sahip bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Ged’in çocukluğundan başlayarak, güçlerinin olmasını keşfetmesi, daha sonra ilk ustasına verilmesi, büyücüler adasında gördüğü eğitim, ejderhalarla karşılaşması ve yaptığı hatalar sonucu ortaya çıkan karanlık yaratıkla yüzleşmesini görüyoruz. Tabii bu da zaman zaman kitaba gerilim ve korku unsurları katmıştır.

4 Temmuz 2018

James S.A. Corey - Leviathan Uyanıyor (Enginlik Serisi - 1. Kitap)

Leviathan Uyanıyor, güzel bir bilim kurgu ve uzay romanıdır. Kitap, Enginlik (Expanse) serisinin ilk kitabıdır. Serinin şimdiye kadar yedi romanı yayımlandı ve iki kitap daha yayımlanacaktır. Roman insanlığın güneş sisteminde farklı gezegenler, aylar ve asteroitlere yerleştiği bir geleceği anlatıyor. Bir yandan uzayda gezegenler arası uçuşlar, çatışmalar ve savaşlar yaşanırken, diğer yandan da insanlık Güneş sistemi dışından gelen bir tehlikeye karşı yaşam savaşı vermek zorunda kalacaktır.

Kitapta yazar ismi olarak “James S.A. Corey” adını görürsünüz. Ancak bu isim yazarlar Daniel Abraham ve Ty Franck’in seçtiği ortak bir kalem adıdır. En başta söylemek gerekir ki kitaptan önce bu seriden uyarlanan ve hala devam eden Expanse dizisinin şimdiye kadar olan bölümlerini izledim. Dizi çok ilgimi çekerken ve devamını merak ettiğimden bu seriye başladım. Dizi her ne kadar özellikle ilk kitaba neredeyse bağlı kalarak yapılsa da kitap da ayrı bir zevk veriyor.

1 Temmuz 2018

Edibe Sözen - Söylem (Belirsizlik, Mübadele, Bilgi/Güç ve Refleksivite)

Edibe Sözen, “Söylem” başlıklı bu kitabından “Söylem nedir?” sorusuyla başlayarak, söylem kavramını çok farklı açılardan ele alıyor. Söylem kavramı zamanla farklı düşünürler tarafından farklı şekillerde tanımlanmış ve ele alınmıştır. Buna göre söylemle ilgili farklı teoriler geliştirilmiştir. Tabii buna göre de farklı söylem analizleri türleri vardır.

Edibe Sözen de söylemi farklı açılardan ele alan yaklaşımlara yer vermiş, yapısalcıların, postyapısalcıların farklı söylem çalışmalarından bahsediyor bu kitapta. Mesela, kitapta yer alan farklı söylem teorilerine, yapısalcıların ve postyapısalcıların söylemle ilgili görüşleri, Derrida, Foucault, Lacan’ın bu alandaki yaklaşımları ve diğerlerinin söylem konusundaki düşüncelerine yer vermiştir.

26 Haziran 2018

Niccolo Machiavelli - Prens

Niccolo Machiavelli, Floransa’da doğan, İtalyan bir politikacı ve düşünürdür. En çok da 1513 yılında yazdığı Prens (Türkçe “Hükümdar” olarak da çevrilmiştir) başlıklı kitabı ile biliniyor. Bu kitap aynı zamanda politik bilimin temellerini de atan bir eserdir.

Machiavelli bu kitapta prenslerin nasıl olması gerektiği, ne yapmaları gerektiği ile ilgili bir dizi öğüt veriyor ve tarihten örneklerle savlarını ayrıntılı bir şekilde savunuyor. Peki, bu “prens” kimdir? Kitabın diğer Türkçe baskılarında (kitabın özgün adı: Il Principe) başlık “hükümdar” olarak da çevrilmiştir. Buradan da anlaşıldığı gibi Machiavelli, “prens” sözcüğü ile hükümdarları, devlet yöneticilerini kastediyor.

20 Haziran 2018

Douglas Adams - Evrenin Sonundaki Restoran (Otostopçunun Galaksi Rehberi - 2. Kitap)

Douglas Adams’ın “Evrenin Sonundaki Restoran” başlıklı romanı, Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin ikinci kitabıdır. Bu seri, konusu uzay ve bilim kurgu olan bir mizah, komedi kitabıdır. Bir taraftan ciddi bilim kurgu öykülerine gönderme yapan Adams, olayların nasıl son anda, en beklenmedik şekilde ve olasılığı düşük olaylar sonucu gerçekleştiğini, milyonlarca insanın da bu olaylar sonucu kurtulduğunu mizahi bir dille anlatıyor.

Douglas Adams’ın bu serisi ilk önce bir radyo oyunu olarak başlamış daha sonra romanları yazılmıştı. Tabii bunu filmler, bilgisayar oyunları takip etmiştir. Okur bir yandan uzayın derinliklerine, ilginç yerlere seyahat ederken, bir yandan da bol bol gülecektir.

17 Haziran 2018

Tommaso Campanella - Güneş Ülkesi (Felsefi Devlet Modeli)

İtalyan şair, astrolog, filozof ve Dominik rahip Tommaso Campanella’nın “Güneş Ülkesi” başlıklı eseri ilk dönem ütopyalardan biridir. Bu kitabın isminiyle ilk defa Mina Urgan’ın Thomas More’un Utopia’sı üzerine incelemesinde karşılaşmıştım. Tabii o günden sonra hep bu kitabı okumayı istesem de Thomas More’un eseri ile kıyasladığımda Campanella’nın bu kitabı, bana kabaca yazılmış bir ütopya olarak göründü.

Kitabın başında eserin çevirmeni Çiğdem Dürüşken’in “Sunuş”u bulunuyor ve burada hem eser hem de Campanella’nın yaşamı ile ilgili bilgi veriyor. Dürüşken’in çevirisini yaptığı Erasmus’un Deliliğe Övgü kitabında da yine çevirmenin Erasmus’un yaşamını anlatması çok güzel bir ön okuma sağlıyordu. Çevirmene, kitaplar için yazdığı bu sunuş ve biyografilerden dolayı ayrıca teşekkür etmek gerekiyor. Kabalcı Yayınevi ise iki dilli bir basım yapmış ve kitapta çeviri ile birlikte Latincesine de yer vermiş.

12 Haziran 2018

Dünyanın en iyi üniversitelerinde öğrencilere okutulan romanlar


Dr. Javanshir Gadimov

Başlıkta sadece roman ifadesini kullandım. Ancak doğrusu edebi eserler, yani roman, hikâye, öykü, uzun öykü, novella, oyun, tragedya, komedya, destan ve şiir olması gerekiyor. Tabii bütün bunları başlığa sığdıramadığım için sadece roman demekle yetindim. Ancak dünyanın en iyi üniversitelerinde okutulan edebi eserler listesinde romanlar çoğunlukta olsa da saydığım bütün bu edebiyat türleri mevcuttur.

11 Haziran 2018

Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Stefan Zweig’in kitapları arasında şimdiye kadar en çok beğendiğim eseri bu uzun öyküsü oldu: “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu”. Okurun hiçbir zaman ismini bilmeyeceği bir kadın ana karakterin “ölümsüz aşkını” Zweig, aynı zamanda aşkın psikolojisini de ortaya koyarak okura sunuyor.

Edebi eserlerde acı dolu aşklar vardır. İster bizim edebiyatımızdaki Leyla ve Mecnun’u düşünün, ister Batı edebiyatındaki Abelard ve Heloise’yi hatırlayın. Her ne kadar her iki aşk öyküsünde de acıklı bir hikâyesi varsa da Zweig’in bu kitapta bahsettiği aşkın öyküsü tamamen farklıdır. İlk bahsettiğim örneklerde, aşıklar birbirine kavuşamasa da karşılıklı bir aşk söz konusudur. Zweig ise birkaç defa da olsa kavuşmanın yaşandığı, ancak tek taraflı ve ömür boyu beklenti ve acı içinde olan bir aşkı anlatıyor.

10 Haziran 2018

Jared Diamond - Tüfek, Mikrop ve Çelik (4. Kısım)

4. Kısım: Beş Bölümde Devriâlem

15. Bölüm: Yali’nin Halkı

Jared Diamond, bu bölümde Yeni Gine ile Avustralya yerlilerinin gelişimini kıyaslıyor. Her iki toplum da birbirine yakın olması ve birbiri ile az da olsa temasta olmaları, ticaret yapmaları, sözcük alış verişi ve evlilik yapmalarına rağmen tamamen farklı gelişme kaydetmişlerdir. Yeni Gineliler belirli aletleri geliştirebilmiş, ok ve yay kullanan ve en önemlisi tarım yapan bir topluma kadar gelişirken, Avustralya yerlileri ise tamamen ilkel avcı/yiyecek toplayıcı toplum olarak kalmıştır. İşte yazar bunun sebeplerini araştırır. Aslında bunun sebeplerini daha önceki bölümlerde açıklamış ve cevapları da vermişti. Bu bölümde ise daha çok iki toplumu karşılaştırarak, ayrıntı ve bol örnek vererek üzerinde durmaktadır.

6 Haziran 2018

Yevgeni Zamyatin - Biz

Rus yazar Yevgeni Zamyatin’in “Biz” isimli distopya romanı, türünün ilk örneklerinden olmakla birlikte Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya” ve George Orwell’in “1984” gibi romanlarına da öncülük ettiği ve yazarları etkilediği biliniyor. Hatta kitabın girişindeki sunuşta Bülent Somay, Orwell’in Zamyatin’in romanındaki bazı öğeleri alıp, ünlü distopya eserini bunun üzerine inşa ettiğinden bahsediyor.

Kitabın konusu dışından en dikkatimi çeken konu, basımı ve yayımlanması ile ilgili olaylardır. Zamyatin bütün dünyaya hâkim totaliter bir tek devleti tasvir ettiği bu romanı 1920 yılında yazmıştı. Tabii bu tarih aynı zamanda Rusya’da yeni rejimin kurulduğu tarihlerdi. Zamyatin’in de romanı, gelecekteki Sovyet toplumuna yöneltilen bir eleştiri olarak görüldüğü için basımına onay alamamıştı. Roman ilk defa 1924 yılında New York’ta İngilizceye çevrilerek yayımlanır.

29 Mayıs 2018

Isaac Asimov - İkinci Vakıf (Vakıf Serisi - 3. Kitap)

Bilim kurgu klasikleri arasında yer alan Isaac Asimov’un Vakıf serisi, ilk önce bir üçleme olarak yazılmıştı. Bu üçleme ve yayım yılları şu şekildedir: Vakıf (1951), Vakıf ve İmparatorluk (1952) ve İkinci Vakıf (1953). Benim burada bahsedeceğim kitap da üçlemenin son kitabıdır. Ancak serinin son kitabı değildir.

Asimov, Vakıf Üçlemesi’nin yayımlanmasından yıllar sonra seriye yeni kitaplar eklemiştir. Serinin devam (sequel) kitapları olarak Vakıf’ın Sınırı (1982) ile Vakıf ve Dünya (1986) yayımlanmıştır. Bunu da iki önbölüm (prequel) kitaplar takip etmişti: Vakıf Kurulurken (1988) ve Vakıf İleri (1993).

27 Mayıs 2018

Isaac Asimov - Vakıf ve İmparatorluk (Vakıf Serisi - 2. Kitap)

Isaac Asimov’un Vakıf serisinin yayımlanan ikinci kitabı “Vakıf ve İmparatorluk”tur. Birinci kitapta yazar okura psikotarihin ne olduğunu, İmparatorluk’u, Hari Seldon’un imparatorluğun çöküşünü öngörmesini ve bu çöküşün arından sürecek 30 bin yıllık karanlık çağı sadece bin yıla indirmek için kurulan Vakıf’ı anlatmıştı. Yine birinci kitabın sonunda galaksinin diğer ucunda ikinci bir vakfın varlığını öğrenmiştik.

Asimov, serinin ikinci kitabında ise “General” ve “Katır” başlıklı iki bölümle, her biri arasında 100 yıllık bir süre olan iki olaydan bahsediyor. Birincisinde galaksinin bir köşesinde büyüyen bir güç haline gelen Vakıf, çöküş sürecinde olmasına rağmen hemen hatırı sayılır güç olan İmparatorluk ile karşı karşıya gelecektir.

21 Mayıs 2018

Richard Bach - Martı Jonathan Livingston

Richard Bach’ın Martı Jonathan Livingston başlıklı eseri için masalsı bir öykü nitelendirilmesi yapılıyor. Aslında kitap bir oturuşta okunabilecek kitaplardan. Ancak buna rağmen içinde geniş anlamlara gelebilecek mesajlar içeriyor. Hayatımız, yaşam, hayattaki amacınız, eğitim ve bir de kişisel gelişimle ilgili mesajlar.

Kitabın öyküsü çok sadecedir. Sürüsündeki diğer martılara benzemeyen bir martı var. İsmi Martı Jonathan Livingston. Sürüdeki bütün diğer martıların günlük tek uğraşı birkaç lokma için balıkçı teknelerinin peşinden gitmek. Ama Jonathan Livingston öyle değil. Herkes yemek peşinden koşarken o uçmanın inceliklerini öğrenmeye, sınırlarını zorlamaya çalışıyor.