3 Mayıs 2018

David Eddings - Büyülü Şato (Belgariad - 4. Kitap)

David Eddings’in beş kitaplık fantastik romandan oluşan Belgariad serisindeki ana karakter ve kahramanın adı Garion’dur. Tabii daha sonra gerçek adının Belgarion olduğunu öğreniyoruz. İşte Belgarion’un bulaşıkçı bir çocukken, çok güçlü bir büyücü, bu da yetmedi büyük bir hükümdar olacağı ve daha da önemlisi dünyayı karanlık güçlerden kurtarmak için yollara düştüğü serüvene Belgariad adını vermiş yazar.

Büyülü Şato, Belgariad serisinin dördüncü kitabıdır. İlk üç kitapta çok önemli olan ve çalınan Aldur Taşı’nı bulmak için onlarca maceraya atıldılar. Dördüncü kitapta ise görevleri farklıdır ve bir zamanlar dünyayı yıkmanın eşiğine gelen tanrı Kal Torak artık bir daha yıkım için harekete geçecektir. Onu durdurma görevi de Belgarion’undur.

Kitapta en sevdiğim kısımlar zaman zaman okurun yüzünde tebessümler oluşturan diyaloglardır. Mesela kahramanlarımız peşinde oldukları şeyi alıp dönerken, düşman (Murgolar) devriyesi ile karşılaşırlar. Grubun sansar suratlı ve çok kurnaz olan üyesi, durumu şöyle kurtarır:

“İlk sırtı geçerlerken, ellerinde meşaleler olan büyük bir Murgo grubuyla burun buruna geldiler. "Kim var orada?" diye haykırdı İpek, sert bir Murgo şivesiyle. "Kendinizi tanıtın."
"Rat Cthol'den geliyoruz," dedi Murgonun biri saygıyla. "Onu biliyorum salak," diye haykırdı İpek. "Ben kim olduğunuzu sordum."
"Üçüncü Alay," dedi Murgo alınmış bir tavırla.
"Şimdi oldu. Söndürün o meşaleleri. Gözünüze ışık tutarsanız üç metreden ilerisini nasıl görürsünüz?" Meşaleler hemen söndü.
"Kuzeye yönelin," diye emretti İpek. "Bu bölgeyi Dokuzuncu Alay arıyor."
"Ama..."
"Tartışmak mı istiyorsun?"
"Hayır, ama..."
"Yürüyün! Marş!"
Murgolar atlarını döndürüp karanlıkta kayboldular. "Çok zekice," dedi Barak hayranlıkla.
İpek omuzlarını silkerek, "Çok basit aslında," dedi. "İnsanlar kafaları karıştığında onları yönlendiren biri çıkarsa çok mutlu olurlar. Gidelim mi?"

İlk üç kitap daha çok yolculuk, serüven ve macera dolu geçti. Bu kitapta ise özellikle yakında çok büyük savaş başlayacağı için kahramanlar politik manevralar, savaş hazırlıkları ve bir dizi planlama yaparak vakit harcarlar. Tabii başkahramanımız bu durumdan sıkılır ve bir ara onu büyüten Pol Teyze’ye yalnız olmaktan şikâyet eder. Kadının verdiği cevap ise ilginçtir.

"Çok yalnızım."
"Hepsi bu kadar mı?"
Garion başını kaldırıp hayretle yüzüne baktı. Bunu beklemiyordu işte.
"Herkes yalnızdır canım," dedi Pol onu kendisine çekerek. "Başkalarına kısacık anlar için dokunabiliriz sadece, sonra tekrar yalnız kalırız. Zamanla alışırsın sen de."

Yapılan planlamalar, hazırlanan stratejiler, politik manevralar ve bütün askeri hazırlıklar sonrasında artık beşinci ve son kitap için okur büyük karşılaşmalar, şiddetli savaşlar ve özellikle de Belgarion ile Kal Torak’ın yüzleşmesi için nefesleri tutarak beklemeye başlayacaktır.

Bu da ana karakterlerden büyücü Polgara’nın sinirli bir halini anlatan, dikkatimi çeken bir alıntı.

“Daire harabeye dönmüştü. Mobilyalar tepetaklak olmuş, duvar halıları yere inmiş, pencereler kırılmıştı; odanın içi duman doluydu. Hayatı boyunca epey sinir krizi geçirmiş olan Ce'Nedra, bu işin bir sanat olduğunu bilirdi; ama Polgara'nın dairesindeki facia o kadar büyüktü ki, artık sanatı aşmış, doğal afet haline gelmeye başlamıştı.”

David Eddings
Büyülü Şato
Belgariad  - 4. Kitap
Özgün adı: Castle of Wizardry
Çev: Bülent Somay
Metis Yayınları
326 sayfa.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder