19 Ekim 2018

Carlo Collodi - Pinokyo


İtalyan yazar Carlo Collodi’nin “Pinokyo” başlıklı eseri, 1883 yılında yayımlanan ve bir çocuk kitabı olmasına rağmen klasikler arasında yer alan bir romandır. Zaten Pinokyo’yu bilmeyen yoktur. Tahtadan yapılmış bir kukladır ve yalan söylediğinde burnu uzar. Ancak hepsi bu kadar değil. Kitap çok daha fazlasını içeriyor.

Kitapta Pinokyo’nun maceraları toplam 36 bölümde anlatılıyor. Ancak “Pinokyo” bölüm bölüm dönemin bir çocuk gazetesinde yayımlanmıştı. Çok beğenilince de bölümler birbiri ardına gelir. Kitabın sonuna Maria Bartolozzi Guaspari’nin Collodi ve Pinokyo üzerine bir yazısı eklenmiş. Guaspari, 15. Bölümde Pinokyo’nun asılması ile Collodi’nin eseri sonlandırmaya çalıştığını anlatıyor. Ancak bilinmez ya gazetenin yönetimi ya da okurlardan gelen tepki üzerine yazmaya devam eder ve toplam 36 bölüme ulaşır.

Bu arada Pinokyo ile ilgili ilginç bir bilgiyi de çevirmen Egemen Berköz veriyor. Pinokyo bu kadar üne kavuşunca konuyu devam ettirmek isteyenler olmuş. Tabii Pinokyo dışındakileri hiç duymadım. Berköz şöyle anlatıyor:

“Pinokyo hakkında ilginç bir bilgi de şu: Yüzyılımızın başında birçok yayınevi, adı bilinmeyen yazarlara pek çok Pinokyo yazdırmış: Pinokyo’nun Sırrı, Pinokyo’nun Arkadaşı, Pinokyo’nun Oğlu, Pinokyo’nun Nişanlısı, Pinokyo Afrika’da, vb... Bu arada, İtalyan olmayan bazı yazarlar da Pinokyo yazmış. Bunların en ilginç ikisi ise, yukarda değindiğim gibi bir Pinokyo filmi de olan Rus Aleksey Tolstoy ile İspanyol Salvador Bartolozzi. Bartolozzi’nin yaklaşık kırk Pinokyo romanındaki Pinokyo, gerçekte bir kukla-Don Kişot’muş ve Capete adında bir “Sanço Pança”sı da varmış.” (Egemen Berköz, s. vii)

CARLO COLLODI – PİNOKYO

Bu çocuk romanının konusuna gelecek olursak, bütün macerayı herkes hatırlamaz ancak başlangıcını bilmeyen yoktur. Marangoz olan Geppetto, konuşan bir odun parçası bulur ve ondan bir kukla yapar. Ancak yapar yapmaz da başına oyunlar açmaya başlar bu oğlu gibi gördüğü kukla.

Ayaklarını daha yeni yapıp bitirmişti ki, burnuna tekmeyi yedi Geppetto.
- Hak ettim bunu, dedi kendi kendine. Önceden düşünmeliydim böyle olacağını. Artık çok geç!” (s. 11)

Bu bana bir anlamda ebeveynleri hatırlatır. Çocuk sahibi olurlar ancak başlarına ne büyük bir zorluk aldıklarını farkında değiller. Çocuğu büyütmek, okutmak, bakmak derken sorunlar başlar ve devam eder.

Carlo Collodi’nin kitapta en çok üzerinde durduğu konu eğitimdir. Bir çocuğun okuması, iyi bir eğitim almasını o kadar önemsiyor ki bıkmadan usanmadan bunu romanın sonuna kadar sık sık tekrarlıyor. Geppetto da oğlunu okutmak ister. Ancak okumak için en başta kitap lazım. Başka şeyler de lazım. Bunun için de para gerekiyor. Geppetto çok yoksuldu. Peki, parayı nasıl bulur? İşte cevabı:

“Çok neşeli bir çocuk olduğu halde, Pinokyo’yu da bir üzüntü aldı. Çünkü çocuklar da anlar yoksulluğu, gerçekten yoksulluksa eğer.
- Sabret biraz! diye haykırarak birden ayağa kalktı Geppetto. Yırtık pırtık, yamalı eski kadife ceketini giydiği gibi koşarak gitti.
Biraz sonra döndüğünde elinde oğlunun alfabesi vardı, ama ceketi yoktu artık. Gömlekle kalmıştı zavallı adam, dışardaysa kar yağıyordu.” (s. 29)

Pinokyo da babasının hangi zor şartlarda kendisine eğitim vermeye çalıştığını anlıyor ancak bir yandan da sürekli aklı başka şeylere takılıyor, yanlış işler ve kişilere bulaşıyor ve başına gelmedik şeyler kalmıyor. Ancak bütün bunlar olmadan önce şöyle düşünüyordu:

“Bugün hemen okumayı öğrenmek istiyorum okulda. Yarın yazı yazmayı, öbür gün de sayıları öğrenirim. Sonra, becerikliliğimi gösterip çok para kazanırım; kazanacağım ilk parayla babama kumaştan güzel bir ceket yaptırmak istiyorum. Ama ne kumaşı? Bütünüyle altın ve gümüşten bir ceket yaptıracağım ona, düğmeleri elmastan. O zavallı adamın gerçekten hakkı bu. Bana kitap almak, beni okutmak için gömlekle kaldı bu soğukta... Ancak babalar böyle özverili olabilir!” (s. 31)

Yazar, bu çocuk romanıyla, çocuklardan Pinokyo’nun yaptığı yanlışlardan ders çıkarmalarını istiyor. Pinokyo’nun yanlışlarıyla neyin yanlış neyin de doğru olduğunu gösteriyor. Bu yanlışlardan kaçınmaları gerektiğini vurgularken, ne yapmaları gerektiği konusunda da öğütler veriyor. Bunları şöyle özetleyebiliriz.

1- Anne ve babanın, genelde de büyüklerin sözünü dinlemek
2- Okula gitmek, okumak, meslek sahibi olmak
3- Tembellik yapmamak ve çalışmak
4- Yalan söylememek, dolandırıcılık ve hırsızlık yapmamak
5- Kötü arkadaşlarla birlikte olmamak

Collodi’nin özellikle de vurgu yaptığı hususları yalan söylememek, okumak ve ebeveynlerin sözünü dinlemek şeklinde özetleyebiliriz. Tabii Pinokyo da babasının, karşılaştığı perinin benzer öğütlerine defalarca uyacağı sözünü verse de vakti geldiğinde kendini yanlışa düşmekten de alıkoyamıyor. Bunların cezasını da çekiyor.

Mesela yazar, okulu sevmeyen, okumak istemeyen, öğretmeni ve kitapları sevmeyen çocukların sonunun nasıl olduğunu gösteriyor. Romanda okuldan ve okumaktan kaçan ve bütün gün oyun oynanan ülkede Pinokyo ve arkadaşının nasıl eşeğe dönüştüğünü anlatır. Tabii eşeğe dönüşünce de eşekler gibi zor şartlarda çalıştırılırlar.

Carlo Collodi
Pinokyo
Özgün adı: Le avventure di Pinocchio
Çev: Egemen Berköz
2. Basım
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İstanbul
2017
192 sayfa.

8 yorum:

  1. Yalan o kadar sıradan bir hal aldı ve o kadar doğal söyleniyor ki, keşke gerçek hayatta da yalan söyleyenlerin pinokyo gibi burnu uzasaydı....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçek hayatta doğru söyleyenlerin uzuyordur.

      Sil
  2. Keyifle okudum. Emeğine sağlık :))

    YanıtlaSil
  3. Bu hikayeyi herkes gibi biliyorum ama ayrıntılı bir şekilde okumak isterim sanırım :)) İlk fırsatta okumak istedim şimdi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çocukken okumuş ve unutmuştum. İyi okumalar.

      Sil
  4. Tesekkurler

    http://www.tamirediyorum.net

    YanıtlaSil