20 Haziran 2018

Douglas Adams - Evrenin Sonundaki Restoran (Otostopçunun Galaksi Rehberi - 2. Kitap)

Douglas Adams’ın “Evrenin Sonundaki Restoran” başlıklı romanı, Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin ikinci kitabıdır. Bu seri, konusu uzay ve bilim kurgu olan bir mizah, komedi kitabıdır. Bir taraftan ciddi bilim kurgu öykülerine gönderme yapan Adams, olayların nasıl son anda, en beklenmedik şekilde ve olasılığı düşük olaylar sonucu gerçekleştiğini, milyonlarca insanın da bu olaylar sonucu kurtulduğunu mizahi bir dille anlatıyor.

Douglas Adams’ın bu serisi ilk önce bir radyo oyunu olarak başlamış daha sonra romanları yazılmıştı. Tabii bunu filmler, bilgisayar oyunları takip etmiştir. Okur bir yandan uzayın derinliklerine, ilginç yerlere seyahat ederken, bir yandan da bol bol gülecektir.

17 Haziran 2018

Tommaso Campanella - Güneş Ülkesi (Felsefi Devlet Modeli)

İtalyan şair, astrolog, filozof ve Dominik rahip Tommaso Campanella’nın “Güneş Ülkesi” başlıklı eseri ilk dönem ütopyalardan biridir. Bu kitabın isminiyle ilk defa Mina Urgan’ın Thomas More’un Utopia’sı üzerine incelemesinde karşılaşmıştım. Tabii o günden sonra hep bu kitabı okumayı istesem de Thomas More’un eseri ile kıyasladığımda Campanella’nın bu kitabı, bana kabaca yazılmış bir ütopya olarak göründü.

Kitabın başında eserin çevirmeni Çiğdem Dürüşken’in “Sunuş”u bulunuyor ve burada hem eser hem de Campanella’nın yaşamı ile ilgili bilgi veriyor. Dürüşken’in çevirisini yaptığı Erasmus’un Deliliğe Övgü kitabında da yine çevirmenin Erasmus’un yaşamını anlatması çok güzel bir ön okuma sağlıyordu. Çevirmene, kitaplar için yazdığı bu sunuş ve biyografilerden dolayı ayrıca teşekkür etmek gerekiyor. Kabalcı Yayınevi ise iki dilli bir basım yapmış ve kitapta çeviri ile birlikte Latincesine de yer vermiş.

12 Haziran 2018

Dünyanın en iyi üniversitelerinde öğrencilere okutulan romanlar


Dr. Javanshir Gadimov

Başlıkta sadece roman ifadesini kullandım. Ancak doğrusu edebi eserler, yani roman, hikâye, öykü, uzun öykü, novella, oyun, tragedya, komedya, destan ve şiir olması gerekiyor. Tabii bütün bunları başlığa sığdıramadığım için sadece roman demekle yetindim. Ancak dünyanın en iyi üniversitelerinde okutulan edebi eserler listesinde romanlar çoğunlukta olsa da saydığım bütün bu edebiyat türleri mevcuttur.

11 Haziran 2018

Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Stefan Zweig’in kitapları arasında şimdiye kadar en çok beğendiğim eseri bu uzun öyküsü oldu: “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu”. Okurun hiçbir zaman ismini bilmeyeceği bir kadın ana karakterin “ölümsüz aşkını” Zweig, aynı zamanda aşkın psikolojisini de ortaya koyarak okura sunuyor.

Edebi eserlerde acı dolu aşklar vardır. İster bizim edebiyatımızdaki Leyla ve Mecnun’u düşünün, ister Batı edebiyatındaki Abelard ve Heloise’yi hatırlayın. Her ne kadar her iki aşk öyküsünde de acıklı bir hikâyesi varsa da Zweig’in bu kitapta bahsettiği aşkın öyküsü tamamen farklıdır. İlk bahsettiğim örneklerde, aşıklar birbirine kavuşamasa da karşılıklı bir aşk söz konusudur. Zweig ise birkaç defa da olsa kavuşmanın yaşandığı, ancak tek taraflı ve ömür boyu beklenti ve acı içinde olan bir aşkı anlatıyor.

10 Haziran 2018

Jared Diamond - Tüfek, Mikrop ve Çelik (4. Kısım)

4. Kısım: Beş Bölümde Devriâlem

15. Bölüm: Yali’nin Halkı

Jared Diamond, bu bölümde Yeni Gine ile Avustralya yerlilerinin gelişimini kıyaslıyor. Her iki toplum da birbirine yakın olması ve birbiri ile az da olsa temasta olmaları, ticaret yapmaları, sözcük alış verişi ve evlilik yapmalarına rağmen tamamen farklı gelişme kaydetmişlerdir. Yeni Gineliler belirli aletleri geliştirebilmiş, ok ve yay kullanan ve en önemlisi tarım yapan bir topluma kadar gelişirken, Avustralya yerlileri ise tamamen ilkel avcı/yiyecek toplayıcı toplum olarak kalmıştır. İşte yazar bunun sebeplerini araştırır. Aslında bunun sebeplerini daha önceki bölümlerde açıklamış ve cevapları da vermişti. Bu bölümde ise daha çok iki toplumu karşılaştırarak, ayrıntı ve bol örnek vererek üzerinde durmaktadır.

6 Haziran 2018

Yevgeni Zamyatin - Biz

Rus yazar Yevgeni Zamyatin’in “Biz” isimli distopya romanı, türünün ilk örneklerinden olmakla birlikte Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya” ve George Orwell’in “1984” gibi romanlarına da öncülük ettiği ve yazarları etkilediği biliniyor. Hatta kitabın girişindeki sunuşta Bülent Somay, Orwell’in Zamyatin’in romanındaki bazı öğeleri alıp, ünlü distopya eserini bunun üzerine inşa ettiğinden bahsediyor.

Kitabın konusu dışından en dikkatimi çeken konu, basımı ve yayımlanması ile ilgili olaylardır. Zamyatin bütün dünyaya hâkim totaliter bir tek devleti tasvir ettiği bu romanı 1920 yılında yazmıştı. Tabii bu tarih aynı zamanda Rusya’da yeni rejimin kurulduğu tarihlerdi. Zamyatin’in de romanı, gelecekteki Sovyet toplumuna yöneltilen bir eleştiri olarak görüldüğü için basımına onay alamamıştı. Roman ilk defa 1924 yılında New York’ta İngilizceye çevrilerek yayımlanır.

29 Mayıs 2018

Isaac Asimov - İkinci Vakıf (Vakıf Serisi - 3. Kitap)

Bilim kurgu klasikleri arasında yer alan Isaac Asimov’un Vakıf serisi, ilk önce bir üçleme olarak yazılmıştı. Bu üçleme ve yayım yılları şu şekildedir: Vakıf (1951), Vakıf ve İmparatorluk (1952) ve İkinci Vakıf (1953). Benim burada bahsedeceğim kitap da üçlemenin son kitabıdır. Ancak serinin son kitabı değildir.

Asimov, Vakıf Üçlemesi’nin yayımlanmasından yıllar sonra seriye yeni kitaplar eklemiştir. Serinin devam (sequel) kitapları olarak Vakıf’ın Sınırı (1982) ile Vakıf ve Dünya (1986) yayımlanmıştır. Bunu da iki önbölüm (prequel) kitaplar takip etmişti: Vakıf Kurulurken (1988) ve Vakıf İleri (1993).

27 Mayıs 2018

Isaac Asimov - Vakıf ve İmparatorluk (Vakıf Serisi - 2. Kitap)

Isaac Asimov’un Vakıf serisinin yayımlanan ikinci kitabı “Vakıf ve İmparatorluk”tur. Birinci kitapta yazar okura psikotarihin ne olduğunu, İmparatorluk’u, Hari Seldon’un imparatorluğun çöküşünü öngörmesini ve bu çöküşün arından sürecek 30 bin yıllık karanlık çağı sadece bin yıla indirmek için kurulan Vakıf’ı anlatmıştı. Yine birinci kitabın sonunda galaksinin diğer ucunda ikinci bir vakfın varlığını öğrenmiştik.

Asimov, serinin ikinci kitabında ise “General” ve “Katır” başlıklı iki bölümle, her biri arasında 100 yıllık bir süre olan iki olaydan bahsediyor. Birincisinde galaksinin bir köşesinde büyüyen bir güç haline gelen Vakıf, çöküş sürecinde olmasına rağmen hemen hatırı sayılır güç olan İmparatorluk ile karşı karşıya gelecektir.

21 Mayıs 2018

Richard Bach - Martı Jonathan Livingston

Richard Bach’ın Martı Jonathan Livingston başlıklı eseri için masalsı bir öykü nitelendirilmesi yapılıyor. Aslında kitap bir oturuşta okunabilecek kitaplardan. Ancak buna rağmen içinde geniş anlamlara gelebilecek mesajlar içeriyor. Hayatımız, yaşam, hayattaki amacınız, eğitim ve bir de kişisel gelişimle ilgili mesajlar.

Kitabın öyküsü çok sadecedir. Sürüsündeki diğer martılara benzemeyen bir martı var. İsmi Martı Jonathan Livingston. Sürüdeki bütün diğer martıların günlük tek uğraşı birkaç lokma için balıkçı teknelerinin peşinden gitmek. Ama Jonathan Livingston öyle değil. Herkes yemek peşinden koşarken o uçmanın inceliklerini öğrenmeye, sınırlarını zorlamaya çalışıyor.

20 Mayıs 2018

Hasan Saraç - Yazdıklarıyla Yaşayanlar (Hikâyelerin Hikâyesi)

Bazen bir film izlersiniz ve sizi çok etkileyen ya da dikkatinizi çeken bir sahnenin nasıl çekildiğini merak etmeye başlarsınız. Bazı filmlerin kendisinden çok arka planı ve nasıl çekildiği, filmin kendisinden daha ilginç olur ve daha fazla merak uyandırır. Bu durum kitaplar için de geçerlidir. Bir kitabın öyküden çok, yazarı, yazılma koşulları, neden yazıldığı ve yazarın bu kitabı neden etkilenerek yazdığını merak edersiniz. Ayrıca kitabın konusu, yazarın yaşam öyküsünün ışığında daha çok anlam kazanır, okurun ilgisini çeker ve daha çok zevk verir. İşte Hasan Saraç’un yeni kitabı da bu saydıklarımızı anlatan bir kitap.

Yazar Hasan Saraç’ın Yazdıklarıyla Yaşayanlar (Hikâyelerin Hikâyesi) başlıklı yeni kitabı, okura 25 yazarın yaşamı, eserleri ve nasıl yazdıkları ile ilgili hikâyeler sunuyor. Yani sevdiğiniz yazarın yaşam öyküsü, eserleri, hangi koşullarda yazdığı ve hayatından dikkat çeken anları anlatıyor.