Kitap yorumu: Patrick Rothfuss - Rüzgarın Adı (Kral Katili Güncesi - 1. Kitap)

Kitap yorumu: Patrick Rothfuss - Rüzgarın Adı (Kral Katili Güncesi - 1. Kitap)


Patrick Rothfuss’un fantastik romanı Rüzgarın Adı, Kral Katili Güncesi isimli üçlemesinin ilk kitabı. Roman 2007 yılında yayımlandı. Kısa sürede de kendisine büyük bir hayran kitlesi topladı. Yazar hem okuru etkileyen güzel bir hikâye anlatıyor, hem de dikkat çeken bir anlatım tarzı var. Farklı anlatıcılar tarafından farklı hikâyelerin anlatılması da kitaba renk katıyor. 

Romanın konusuna geçmeden önce şunu söyleyelim. Serinin ilk kitabı Rüzgarın Adı okurlar tarafından çok beğenilince, bir sonraki kitaplar ne zaman çıkar diye merak edildi. Aslında yazar her sene bir kitap çıkararak üçlemeyi 2009 yılında bitirme sözü vermişti. Ancak öyle olmadı. Kral Katili Güncesi serisinin  ikinci kitabı Bilge Adamın Korkusu ancak 2011 yılında yayımlandı. Peki, son ve üçüncü kitap?

Üçüncü kitabın adı “Taş Kapılar”. Uzun yıllar merakla beklendi ve çeşitli açıklamalarda en son 20 Ağustos 2020’de çıkacağı belirtilmişti. Ancak öyle görünüyor ki bu tarihe de yetişmedi. Hala ne zaman çıkacağı belirsizliğini koruyor.

Patrick Rothfuss - Rüzgarın Adı: Kitabı konusu

Kitap yorumu: Patrick Rothfuss - Rüzgarın Adı (Kral Katili Güncesi - 1. Kitap)

Roman, Yoltaşı isimli bir handa başlıyor. Pek fazla kişinin uğramadığı bir yer. Ancak o gün farklı bir şey olur. Hana gelen kasabalarından birisi, dev bir örümceğin saldırısına uğradığını ve atının da öldüğünü söyler. Tabii, kendi canını kurtarmıştır. Öldürdüğü örümceği de hana getirir ve herkese gösterir. Sonra da onun bir iblis yaratık olduğuna karar verirler ki belirli yöntemlerle yakarlar. 

Ancak bu olayın bir de arka yüzü var. Bunlar sadece basit bir dev örümcek değil. Kote isimli hancı bu olaydan sonra harekete geçer ve ormanda bu tür örümceklerden bir dizisini öldürür. Bu olay yaşandığında ise tesadüfen oradan Devan Lochees isimli bir tarihçi de geçiyordu. Kote yaralanan tarihçiyi (aynı zamanda kâtiplik yapıyor) hana getirir ve yaralarını sarar. 

Öyle görünüyor ki Tarihçi, Kote’yi tanıyor. Onun ünlü Kvothe olduğunu biliyor. Hancı Kote, ya da asıl adıyla Kvothe, bir zamanlar çok ses getiren bir olaya bulaşmış ama daha sonra kendisini ölü bildikleri için adını de değiştirerek Hancı Kote olarak uzak bir yerde yaşamına devam ediyor. Yanında ise eğittiği ve çırağı olan Bast isimli biri de var. 

Tabii, Kvothe neden ünlü, ne yaptı? Geçmişteki o önemli olaylar neydi ilk kitapta ancak bazı ipuçları veriliyor. Kral Katili Güncesi ismi bir nebze neler yapmış olabileceğini anlatıyor okura. 

Tarihçi de daha önce birçok ünlü kişinin yaşam öykülerini kaleme almış birisi. Kvothe’nin de yaşamını kaleme almayı teklif eder. Kvothe ise anlatacaklarının üç gün süreceğini söyler. Çünkü her şeyi en baştan ve düzgün bir şekilde anlatmak istiyor. Ayrıca hakkında çok fazla da söylenti ve yalan bilgi de var. Bu yalan bilgilerin bazılarını kendisi söylenti olarak yaymıştı zaten. Sonuçta da yaşam öyküsünü anlatmaya başlar.

Geniş kitap önerileri listesi - Farklı tür ve temalara göre kitap tavsiyeleri

Edema Ruh Kvothe’nin yaşam öyküsü

Kitap yorumu: Patrick Rothfuss - Rüzgarın Adı (Kral Katili Güncesi - 1. Kitap)

Patrick Rothfuss’un Kral Katili Güncesi kitaplarının alt başlıkları 1. Gün, 2. Gün ve 3. Gün şeklinde. Çünkü Kvothe yaşam öyküsünü üç günde anlatıyor. 

En başta çocukluğundan başlar. Kendisinin bir Edema Ruh olduğunu söylüyor. Edema Ruh, kafile şeklinde dolaşan, gezici sanat insanlarından oluşan bir grup. Anne ve babası kendi gruplarının lideri ve atlı arabalarıyla ülkeyi dolaşarak gösteriler sergilerler. Şarkı, dans, tiyatro, müzik ve sair. 

Kvothe de böyle bir ortamda doğar ve büyür. Hayatına yön veren başka bir olay ise Abenthy isimli birisi ile tanışması olur. Çünkü bu kişi “Üniversite” denilen yerde gizemiye, simya, sempati (yani sihirin kitaptaki ismi) öğrenmiştir. Aynı zamanda rüzgarın adını biliyor. Çünkü eşyaların adını bilen insanlar bunları söyleyerek bu eşyaları kontrol edebiliyorlar.

Kvothe’nin bu mutlu çocukluğu ailesi ve kumpanyalarının başına gelen trajik bir olayla sona erer. Ondan sonra tek başınadır. Yaşadıklarının sorumlusunun “Chandrialılar” diye adlandırılan bir grup olduğunu duyduğu hikâyelerden öğrenir. Uzun süre bir sokak çocuğu olarak yaşadıktan sonra Chandrialıların kim olduğunu öğrenmek için Üniversiteye gitmeye karar verir. Çünkü buranın on binlerce kitabı olan bir kütüphanesi var. Artık buradan sonra Kvothe sempati, gizemciye, simya ve sair ilimleri öğrenmeye başlar. 

Ama yine de babasından öğrendiği lavta isimli telli aleti de çalmaya devam eder. Çok zeki ve her şeyi rahatlıkla öğrenmeyi başaran birisi. En çok da rüzgarın adını öğrenmek istiyor. 

“Kvothe başını sağa sola salladı. "Hayır. Her şey Üniversite'de başladı. Oraya, hikâyelerde geçen türden sihri öğrenmeye gittim. Ulu Taborlin'inki gibi bir sihri. Rüzgârın adını öğrenmek istiyordum. Ateşi ve yıldırımı. On bin sorunun cevabını bilecek ve arşivlerine erişecektim. Ama Üniversite'de bulduğum şey bir hikâyeden çok farklıydı ve büyük bir hayal kırıklığına uğradım.” 

Daha önce sürükleyici kitaplar ve akıcı romanlarla ilgili bir liste hazırlamıştım. Rüzgarın Adı da bu listede yer alıyor. Kalın bir kitap olmasına rağmen "sürükleyici bir kitap" adını hak ediyor.

Daha fazlası: Sürükleyici kitaplar - Elinizden bırakamayacağınız 25 akıcı roman

Patrick Rothfuss'un anlatım tarzı ve romandaki farklı anlatıcılar

Kitap yorumu: Patrick Rothfuss - Rüzgarın Adı (Kral Katili Güncesi - 1. Kitap)

Patrick Rothfuss bu romanında birden fazla hikâye anlatıyor. Aslında hikâyenin bir kısmını sanki yazar, anlatıcı ve karakterler birlikte yazıyorlar gibi. Bu romanda bir dünya kurgulamış yazar. Onun içinde büyük bir hikâye var. Sonra hikâyenin yan parçaları. Kvothe’nin hikâyesi de bu büyük hikâyenin bir parçası. Arada diğer parçalar da anlatılıyor. Lorne’nin hikâyesi gibi. Tanrı ve iblisin hikâyesi gibi. Tabii Kvothe’nin hikâyesi de kendi içinde bölünüyor. Sadece birinci kitapta çocukluğu, kumpanya dönemi, bir yetim olarak bir şehirde geçirdiği üç yıl, üniversite yıllarının bir kısmı var.

Diğer yandan ise yazar bu hikâyeyi sanki okur ile birlikte yazıyormuş gibi yapıyor. Kvothe sadece hikâyeyi anlatmıyor. Bir hikâyenin ne olduğu, nasıl olması gerektiğini de açıklıyor. Bunun örneklerini kendi hikâyesini anlatırken verdiği aralarda görüyoruz. 

"Aşağı yukarı. Doğru düzgün öykü anlatabilmek için biraz yalancı olmak lazım. Gereğinden fazla hakikat, olayları içinden çıkılmaz hale getirir. Aşırı dürüstlük seni samimiyetsiz gösterir."

 

“..sonra sözlerini sürdürdü. "Öyleyse devam edelim. Müzik ve sihir. Zafer ve başarısızlık. Bir düşünün. Hikâyemizin neye ihtiyacı var? Henüz hangi hayati unsurdan yoksun?"

"Kadınlar, Reshi," diye atıldı Bast. "Hikâye kadınların eksikliğini çekiyor."

Kvothe gülümsedi. "Kadınlar değil, Bast. O kadın." Dönüp Tarihçi'ye baktı. "Şüphesiz bölük pörçük bir şeyler duymuşsundur.”


Tabii bir de romanın kendi anlatımı var. Yani bir anlatıcısı. Kvothe kendi yaşam öyküsünü birinci tekil şahıs olarak anlatıyor. Zaman zaman ise sözü anlatıcı alıyor, handa olanları üçüncü tekil şahıs olarak anlatıyor. Kısaca anlatım içinde anlatımı, hikâye içinde hikâye olan çok geniş çaplı ve ustaca düşünülmüş ve kaleme alınmış bir kitap. 

Bazı açılardan bana Cervantes'in Don Kişot romanını hatırlanıyor. O da bir yandan Don Kişot’u diğer yandan ise yan hikâyeler sunuyor okura. 

İlgili - En popüler ve en çok okunan fantastik kitaplar (20 roman/seri listesi)

Özet olarak bu romanda kimin ne anlattığına bakalım:

Anlatıcı - Handa yaşananları anlatıyor

Kvothe - Kendi yaşam öyküsünü anlatıyor

Farklı karakterler - Romanda bazı karakter ve öykü anlatıcıları da bu dünyada geçen ve ana hikâye ile ilgili olan farklı hikâyeler anlatıyorlar. Mesela Kvothe, Chandrialıların kim olduğunu bu öykülerden bölük pörçük öğrenir. 

“Chandrialıların düşmanları vardı. Onları bulabilirsem bana yardım ederlerdi. Şarkıcıların ya da Sithelerin kim olduklarına dair en ufak bir fikrim bile yoktu, ama herkes Amyrlerin kilise şövalyeleri, yani Atur İmparatorluğunun sağ kolu olduklarını bilirdi. Ama maalesef son üç asırdır dünyada hiçbir Amyr bulunmadığı da yaygın olarak bilinen bir gerçekti. Atur İmparatorluğu yıkıldığında Amyrler de dağılmışlardı.”

Handa anlatılan hikâye - Romanın başında handa oturanlardan birisi de bir hikâye anlatıyor. Hikâyenin kahramanı ise Ulu Taborlin. Bu ismi roman boyunca farklı hikâye ve konuşmalarda çok kere geçiyor. 

Kvothe’nin alternatif yaşam öyküsü - Kvothe bir yandan kendisi yaşam öyküsünü anlatıyor ve tarihçi kaleme alıyor. Diğer yandan ise yine zaman zaman handa oturanlar onunla ilgili duyduklarını anlatıyorlar. Kimilerine göre öyle, kimilerine göre böyle olmuş. Ama bu alternatif Kvothe hikâyeleri kendisinin anlattığından farklı, çok ağızdan dolaşarak geliyor ve çok çarpıtılarak anlatılıyor. 

Sonuç olarak yazar birden fazla anlatıcının, farklı hikâyelerin olduğu çok yönlü bir roman kaleme almış. 

Kral Katili Güncesi’nin karakterleri

Kitapta yer alan önemli karakterlere bakalım şimdi de. 

Tarihçi - İsmi Devan Lochees. Kitapta kim olduğu şöyle anlatılıyor: “Gizemiye'nin önde gelen bir mensubu olup en azında Re'lar seviyesindedir ve muhtemelen dünyada demirin adını bilen yirmi kadar insandan biridir.”

Ana karakter - Kote, Kvothe. Çırağı Bast tarafından Reshi olarak da çağrılıyor. Tabii birçok farklı lakabı var. 

Bast - Remmen oğlu, Alacakaranlık ve Tehvyth Mael Prensi Bastas ve “Ahaliden”. O bir Fey. Yani perilerden. Romanda insanlar dışında bir de periler (fey) ve iblislerin de olduğu bir dünya var. En azından ilk kitap pek fazla bahsetmiyor. 

Chandrialılar - Gizemli bir grup. Zaman zaman ortaya çıkarak çok sayıda kişiyi öldürürler. Nedeni pek bilinmiyor. 

Denna - ya da Dianne ya da farklı adları da oluyor. Kvothe’nin üniversiteye giderken tanıştığı ve hoşlanmasına rağmen bir türlü kalbini açamadığı kız. 

Kitap yorumu: Patrick Rothfuss - Bilge Adamın Korkusu (Kral Katili Güncesi - 2. Kitap)

Rüzgarın Adı kitabından iki alıntı

Romanda dikkatimi çeken iki alıntı ise şunlar: 

“Güç iyidir hoştur ve aptallık genelde zararsızdır. Ama ikisinin bileşimi tehlikelidir. … Akıllı ama düşüncesiz bir insan çok ama çok tehlikeli olabilir.”

“…biz insanlar alışkanlıklarımıza bağlıyızdır. Kendimiz için kazdığımız çukurlarda kalmak kolayımıza gelir.”
Kitap yorumu: Patrick Rothfuss - Rüzgarın Adı (Kral Katili Güncesi - 1. Kitap)

 

Patrick Rothfuss

Rüzgarın Adı 

Kral Katili Güncesi - 1. Kitap (1 Gün)

Özgün adı: The Name of the Wind

The Kingkiller Chronicle: Day One

Çev: Cihan Karamancı

İthaki Yayınları

736 sayfa.

Yazarın web sitesi: www.patrickrothfuss.com

Next Post Previous Post
8 Comments
  • MorMidye
    MorMidye 21 Ağustos 2020 22:57

    Kitap ne kadar uzunmuş. Anlatımınızdan ilgimi de çekti baya ama çok uzunmuş, gözüm korktu. Seri tamamlansın bir daha düşüneyim bakalım..

    • Cavanşir Gadimov
      Cavanşir Gadimov 23 Ağustos 2020 13:42

      İkinci kitap daha da uzun. Ama çok güzel bir öyküsü ve anlatımı var. iyi okumalar

  • ışınonur
    ışınonur 23 Ağustos 2020 15:34

    Bu kitap için birçok yazı yazdım ama sizinki derli toplu olmuş, emeğinize sağlık 😊
    İkinci kitabı e-kitap olarak edindim ama belki normal kitap olarak da satın alırım. Çok sürükleyici başlamak için sabırsızlanıyorum ama çok uzun olduğu için araya başka kitaplar da alıyorum.

    • Cavanşir Gadimov
      Cavanşir Gadimov 24 Ağustos 2020 16:12

      İkinci kitapta öykü kaldığı yerden devam ediyor. Şu an okuyorum. Yakında onunla da ilgili bir yazı hazırlarım. İyi okumalar

  • Gül Akça
    Gül Akça 26 Ağustos 2020 13:13

    Bu kitap ilk çıktığında ilgimi çekmişti ama kaldı bir şekilde, şimdilerde ise bu kadar uzun fantastik bir seriyi okuyamam gibi geliyor. Elinize sağlık:)

    • Cavanşir Gadimov
      Cavanşir Gadimov 26 Ağustos 2020 15:09

      Teşekkürler, iyi okumalar

  • Unknown
    Unknown 10 Ağustos 2021 15:43

    Son olarak çıkacak olan 3.kitap nezaman çıkacak bilen varmı?

    • Cavanşir Gadimov
      Cavanşir Gadimov 12 Ağustos 2021 14:22

      Henüz net bir şey yok ama Temmuz 2022 söylentileri de çıktı şimdi.

Add Comment
comment url

Benzer yayınlar