26 Haziran 2018

Niccolo Machiavelli - Prens

Niccolo Machiavelli, Floransa’da doğan, İtalyan bir politikacı ve düşünürdür. En çok da 1513 yılında yazdığı Prens (Türkçe “Hükümdar” olarak da çevrilmiştir) başlıklı kitabı ile biliniyor. Bu kitap aynı zamanda politik bilimin temellerini de atan bir eserdir.

Machiavelli bu kitapta prenslerin nasıl olması gerektiği, ne yapmaları gerektiği ile ilgili bir dizi öğüt veriyor ve tarihten örneklerle savlarını ayrıntılı bir şekilde savunuyor. Peki, bu “prens” kimdir? Kitabın diğer Türkçe baskılarında (kitabın özgün adı: Il Principe) başlık “hükümdar” olarak da çevrilmiştir. Buradan da anlaşıldığı gibi Machiavelli, “prens” sözcüğü ile hükümdarları, devlet yöneticilerini kastediyor.

20 Haziran 2018

Douglas Adams - Evrenin Sonundaki Restoran (Otostopçunun Galaksi Rehberi - 2. Kitap)

Douglas Adams’ın “Evrenin Sonundaki Restoran” başlıklı romanı, Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin ikinci kitabıdır. Bu seri, konusu uzay ve bilim kurgu olan bir mizah, komedi kitabıdır. Bir taraftan ciddi bilim kurgu öykülerine gönderme yapan Adams, olayların nasıl son anda, en beklenmedik şekilde ve olasılığı düşük olaylar sonucu gerçekleştiğini, milyonlarca insanın da bu olaylar sonucu kurtulduğunu mizahi bir dille anlatıyor.

Douglas Adams’ın bu serisi ilk önce bir radyo oyunu olarak başlamış daha sonra romanları yazılmıştı. Tabii bunu filmler, bilgisayar oyunları takip etmiştir. Okur bir yandan uzayın derinliklerine, ilginç yerlere seyahat ederken, bir yandan da bol bol gülecektir.

17 Haziran 2018

Tommaso Campanella - Güneş Ülkesi (Felsefi Devlet Modeli)

İtalyan şair, astrolog, filozof ve Dominik rahip Tommaso Campanella’nın “Güneş Ülkesi” başlıklı eseri ilk dönem ütopyalardan biridir. Bu kitabın isminiyle ilk defa Mina Urgan’ın Thomas More’un Utopia’sı üzerine incelemesinde karşılaşmıştım. Tabii o günden sonra hep bu kitabı okumayı istesem de Thomas More’un eseri ile kıyasladığımda Campanella’nın bu kitabı, bana kabaca yazılmış bir ütopya olarak göründü.

Kitabın başında eserin çevirmeni Çiğdem Dürüşken’in “Sunuş”u bulunuyor ve burada hem eser hem de Campanella’nın yaşamı ile ilgili bilgi veriyor. Dürüşken’in çevirisini yaptığı Erasmus’un Deliliğe Övgü kitabında da yine çevirmenin Erasmus’un yaşamını anlatması çok güzel bir ön okuma sağlıyordu. Çevirmene, kitaplar için yazdığı bu sunuş ve biyografilerden dolayı ayrıca teşekkür etmek gerekiyor. Kabalcı Yayınevi ise iki dilli bir basım yapmış ve kitapta çeviri ile birlikte Latincesine de yer vermiş.

12 Haziran 2018

Dünyanın en iyi üniversitelerinde öğrencilere okutulan romanlar


Dr. Javanshir Gadimov

Başlıkta sadece roman ifadesini kullandım. Ancak doğrusu edebi eserler, yani roman, hikâye, öykü, uzun öykü, novella, oyun, tragedya, komedya, destan ve şiir olması gerekiyor. Tabii bütün bunları başlığa sığdıramadığım için sadece roman demekle yetindim. Ancak dünyanın en iyi üniversitelerinde okutulan edebi eserler listesinde romanlar çoğunlukta olsa da saydığım bütün bu edebiyat türleri mevcuttur.

11 Haziran 2018

Stefan Zweig - Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Stefan Zweig’in kitapları arasında şimdiye kadar en çok beğendiğim eseri bu uzun öyküsü oldu: “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu”. Okurun hiçbir zaman ismini bilmeyeceği bir kadın ana karakterin “ölümsüz aşkını” Zweig, aynı zamanda aşkın psikolojisini de ortaya koyarak okura sunuyor.

Edebi eserlerde acı dolu aşklar vardır. İster bizim edebiyatımızdaki Leyla ve Mecnun’u düşünün, ister Batı edebiyatındaki Abelard ve Heloise’yi hatırlayın. Her ne kadar her iki aşk öyküsünde de acıklı bir hikâyesi varsa da Zweig’in bu kitapta bahsettiği aşkın öyküsü tamamen farklıdır. İlk bahsettiğim örneklerde, aşıklar birbirine kavuşamasa da karşılıklı bir aşk söz konusudur. Zweig ise birkaç defa da olsa kavuşmanın yaşandığı, ancak tek taraflı ve ömür boyu beklenti ve acı içinde olan bir aşkı anlatıyor.

10 Haziran 2018

Jared Diamond - Tüfek, Mikrop ve Çelik (4. Kısım)

4. Kısım: Beş Bölümde Devriâlem

15. Bölüm: Yali’nin Halkı

Jared Diamond, bu bölümde Yeni Gine ile Avustralya yerlilerinin gelişimini kıyaslıyor. Her iki toplum da birbirine yakın olması ve birbiri ile az da olsa temasta olmaları, ticaret yapmaları, sözcük alış verişi ve evlilik yapmalarına rağmen tamamen farklı gelişme kaydetmişlerdir. Yeni Gineliler belirli aletleri geliştirebilmiş, ok ve yay kullanan ve en önemlisi tarım yapan bir topluma kadar gelişirken, Avustralya yerlileri ise tamamen ilkel avcı/yiyecek toplayıcı toplum olarak kalmıştır. İşte yazar bunun sebeplerini araştırır. Aslında bunun sebeplerini daha önceki bölümlerde açıklamış ve cevapları da vermişti. Bu bölümde ise daha çok iki toplumu karşılaştırarak, ayrıntı ve bol örnek vererek üzerinde durmaktadır.

6 Haziran 2018

Yevgeni Zamyatin - Biz

Rus yazar Yevgeni Zamyatin’in “Biz” isimli distopya romanı, türünün ilk örneklerinden olmakla birlikte Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya” ve George Orwell’in “1984” gibi romanlarına da öncülük ettiği ve yazarları etkilediği biliniyor. Hatta kitabın girişindeki sunuşta Bülent Somay, Orwell’in Zamyatin’in romanındaki bazı öğeleri alıp, ünlü distopya eserini bunun üzerine inşa ettiğinden bahsediyor.

Kitabın konusu dışından en dikkatimi çeken konu, basımı ve yayımlanması ile ilgili olaylardır. Zamyatin bütün dünyaya hâkim totaliter bir tek devleti tasvir ettiği bu romanı 1920 yılında yazmıştı. Tabii bu tarih aynı zamanda Rusya’da yeni rejimin kurulduğu tarihlerdi. Zamyatin’in de romanı, gelecekteki Sovyet toplumuna yöneltilen bir eleştiri olarak görüldüğü için basımına onay alamamıştı. Roman ilk defa 1924 yılında New York’ta İngilizceye çevrilerek yayımlanır.